Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Kahramanmaraş’ta yabancı medya mensuplarına Türkiye’nin 6 Şubat depremleri sonrası devasa yeniden inşa ve ihya sürecini anlattı. Bakan Kurum, ‘Devlet Baba’ şefkatiyle yürütülen bu emsalsiz seferberlikte, hız ve kaliteden ödün verilmeden 455 bin konutun teslim edildiğini ve Türkiye’nin bu tecrübesini dünyayla paylaşmaya hazır olduğunu vurguladı.
6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin üçüncü yıl dönümünde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Kahramanmaraş’ta yabancı medya mensuplarıyla bir araya geldi. İletişim Başkanlığı’nın ev sahipliğinde düzenlenen bu özel programda, 11 farklı ülkeden gelen basın mensuplarına, Türkiye’nin deprem sonrası müthiş yeniden inşa ve ihya süreci tüm detaylarıyla aktarıldı.
Bakan Kurum, sunumunda, yaşanan felaketin boyutlarını öncesi ve sonrası görsellerle gözler önüne serdi. 100’den fazla ülkenin yüzölçümünden daha büyük, tam 110 bin kilometrekarelik bir alanda, 14 milyon insanımızın hayatı bir gecede tepetaklak oldu. 7’si büyükşehir olmak üzere 11 ilimiz adeta durma noktasına geldi. Bu yıkımda, 50 binden fazla canımızı yitirdik, milyonlarca vatandaşımız yuvasız kaldı. Sadece konutlarımız değil; enerji hatlarımızdan havalimanlarımıza, köprülerimizden altyapımıza kadar pek çok tesisimiz ağır yaralar aldı. Ancak bu tarifsiz acının içinde bile umudumuzu kaybetmedik.
Bakan Kurum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla, depremin henüz 15. gününde “Asrın İnşa Seferberliği”ni başlattıklarını gururla ifade etti. “İşimiz gerçekten zordu ama ‘Umudumuz acımızdan büyük olmalı’ diyerek yola çıktık,” dedi. Bu süreçte milletin en büyük dayanağının, her koşulda sorumluluk üstlenen devlet olduğunu vurgulayan Kurum, “Bizim insanımız devletine ‘Devlet Baba’ der.” ifadesinin altını çizdi. Zira ona göre, Türk devleti bir baba gibi, merhametiyle sarıp sarmalayan, kudretiyle güven veren ve evlatlarını asla sahipsiz bırakmayan bir iradeyi temsil ediyor. İşte bu anlayışla, tüm kaynaklar maddi ve manevi olarak bölgeye aktarıldı, hükümet, belediyeler ve sivil toplum eşsiz bir dayanışma sergiledi.
Deprem bölgesinde, 11 ildeki 174 farklı alanda kurulan 3 bin 481 şantiyede, 200 bin mimar, mühendis ve işçi gece gündüz demeden çalıştı. Bakan Kurum, bu insanüstü gayretle saatte 23, günde 550 konut inşa edildiğini açıkladı. “Milletimizin de desteğiyle emsalsiz bir yeniden inşa sürecine imza attık. Geldiğimiz noktada 455 bin konutu milletimize teslim ettik.” Bu rakamı şöyle somutlaştırdı: “Nüfus bakımından Litvanya, yüzölçümü açısından Bulgaristan, İzlanda kadar bir alanı, yani bir Avrupa ülkesi büyüklüğündeki bir bölgeyi yeniden inşa ettik.”
Bakan Kurum, Kahramanmaraş’tan Hatay’a, Adıyaman’dan Malatya’ya kadar pek çok ildeki örnek projeleri, fotoğraflar ve videolar eşliğinde yabancı basın mensuplarına anlattı:
Bakan Kurum, Türkiye’nin sadece afet sonrası inşaat hızıyla değil, hız ve kalite arasındaki dengeyle de dünyaya örnek olduğunu gururla dile getirdi. “Bu zoru başardık. Evet, hızlı olduk ama kaliteden asla ödün vermedik.”
Sunumun ardından gelen soruları yanıtlayan Bakan Kurum, Türkiye’nin bu benzersiz inşa ve toparlanma tecrübesini tüm dünyayla paylaşmaya hazır olduğunu vurguladı. Özellikle savaş ve afet bölgeleri için büyük bir potansiyel taşıdığını belirtti. “Devletimizin bu birikimini, tecrübesini yakın coğrafyaya aktaracağız. Suriye’de, Filistin’de, Ukrayna’da, Gazze’de yaşanan dramlar göz önüne alındığında, inşallah savaşların bitmesiyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti, ihtiyacı olan her devlete bu desteği verecektir.” Ayrıca gelişmekte olan ülkelerle de bu konudaki işbirliklerinin devam ettiğini ekledi.
Mısırlı bir gazetecinin “Bütün bu operasyonlar çok hızlı gerçekleşiyor, buraların kimliği nasıl muhafaza ediliyor?” sorusuna Bakan Kurum, “Dünyanın en iyi mimarlarıyla, ülkemizin en iyi planlamacılarıyla” çalıştıklarını ifade etti. Depremin 15. gününde, enkaz kaldırma devam ederken planlamalara başladıklarını, tüm tedarikçi firmaları yönlendirdiklerini ve şehirlerin çeperlerine doğru genişleyecek adımlar attıklarını söyledi. Adıyaman’daki İndere ve Malatya’daki İkizce gibi projeler, şehrin dokusunu korurken modern ve güvenli yaşam alanları yaratma çabasının ürünleri. Ayrıca fay hatlarının titizlikle incelenerek bilim insanlarının önerileri doğrultusunda hareket edildiğinin altını çizdi.
Azerbaycanlı bir gazetecinin sorusu üzerine Bakan Kurum, depremin Türkiye’ye “zor günde bir olmayı, tek yürek olmayı” öğrettiğini belirtti. “Böylesi bir afetin altından kalkmak, kısa zamanda bir Avrupa ülkesi büyüklüğündeki bir inşayı gerçekleştirebilmek her babayiğidin harcı değil. Bunu Türkiye başarmıştır; dostlarıyla, kardeşiyle, milletiyle birlikte başarmıştır.” Gelecek için de kararlılıkla çalıştıklarını vurgulayan Kurum, kentsel dönüşüm projelerinin hız kesmeden devam ettiğini ve Cumhurbaşkanı’nın açıkladığı 500 bin sosyal konut projesiyle 81 ilde deprem riskini bertaraf etme mücadelesinin sürdüğünü ifade etti.
Yunan bir gazetecinin “2023 depremi, stratejilerinizi nasıl değiştirdi?” sorusuna ise, afet öncesi ve esnasındaki tüm sıkıntıların not alınarak yeni bir eylem planı oluşturulduğu cevabını verdi. Bakan Kurum, inşa edilen yeni evlerin çevre dostu ve yeşil enerji uyumlu olduğunu özellikle belirtti. “Isı yalıtımlı, kendi enerjisini üretebilen, yeşil alanı eskiye göre daha fazla, atık sularını ve yağmur suyunu yeniden kullanan…” Tüm bu özelliklerin, kaynakların sonsuz olmadığı bilinciyle hareket edilen sürdürülebilir bir bakış açısının ürünü olduğunu ve dünyanın yeni şehirlerinin böyle inşa edilmesi gerektiğini vurgulayarak sözlerini tamamladı.