AB Komisyonu Genişlemeden Sorumlu Üyesi Kos’un Türkiye ziyareti, ikili ilişkilerde yeni bir dönemeç niteliğinde. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın gündeminde tam üyelik hedefi, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, vize serbestisi ve bölgesel güvenlik konuları var. Bu kritik görüşmeler, AB-Türkiye diyalogunda geçmişteki tıkanıklıkları aşarak işbirliğini güçlendirmeyi hedefliyor.
AB Komisyonu Genişlemeden Sorumlu Üyesi Kos’un Türkiye ziyareti, Brüksel ile Ankara arasındaki köprüleri yeniden güçlendirme adına büyük bir önem taşıyor. Türk Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile yapılacak bu kritik görüşme, iki taraf arasındaki uzun soluklu diyalogda yeni bir sayfa açma potansiyeli barındırıyor.
Bakan Fidan’ın, bu buluşmada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyonu bir kez daha hatırlatarak, AB’ye tam üyeliğin Türkiye için stratejik bir hedef olduğunu vurgulaması bekleniyor. Türkiye, AB’den kendine yönelik politikalarda önyargılardan arınmış, akılcı, liyakat odaklı ve adil bir tutum sergilemesini bekliyor.
Fidan, diğer aday ülkelerle yürütülen tüm süreçlere Türkiye’nin de eşit bir şekilde dahil edilmesi gerektiğinin altını çizecek. Ayrıca, mevcut tıkanıklıkların bir an önce giderilmesi için kapsamlı, kurumsal ve çok katmanlı bir işbirliği çerçevesine ihtiyaç duyulduğu belirtilecek. İlişkilerin sürdürülebilir ve öngörülebilir bir yapıya kavuşması adına, 15 Temmuz 2019 tarihli AB Dış İlişkiler Konseyi kararlarının tamamen ortadan kaldırılması gibi somut adımlar atılması bekleniyor.
Bu kapsamda, Türkiye-AB arasındaki kurumsal istişare mekanizmalarının tekrar canlandırılması, Ortaklık Konseyi ile siyasi, enerji ve ulaştırma başlıklarındaki Yüksek Düzeyli Diyalog toplantılarının vakit kaybetmeden düzenlenmesi büyük önem arz ediyor.
Türkiye, AB’nin en büyük beşinci ticaret ortağı, AB ise Türkiye’nin bir numaralı ticari partneri. Bu rakamlar, iki taraf arasındaki işbirliğinin ne denli stratejik olduğunu açıkça gösteriyor. Bakan Fidan, bu bağlamda Gümrük Birliği’nin güncellenmesi müzakerelerinin bir an önce başlamasının elzem olduğunu vurgulayacak.
Ayrıca, Avrupa Yatırım Bankası’nın (AYB) Türkiye’deki faaliyetlerine tam dönüşünün sağlanmasıyla, inovasyon temelli ve sürdürülebilir yatırımların canlanması hedefleniyor. Göç alanındaki işbirliğinin ise adil yük ve sorumluluk paylaşımı temelinde yeniden şekillendirilmesi, Vize Serbestisi Diyaloğu sürecinin tamamlanması ve bu çerçevede kolaylaştırıcı tedbirlerin etkin bir şekilde hayata geçirilmesi de gündemdeki önemli maddeler arasında.
Fidan, özellikle 15 Temmuz 2025 tarihli Schengen vizesi uygulama kararının, Türk TIR sürücüleri de dahil olmak üzere tüm vatandaşları kapsayacak şekilde hayata geçirilmesinin gerekliliğini dile getirecek. Bağlantısallık, enerji, ulaştırma ve dijitalleşme alanlarında eşgüdümün artırılmasının, Karadeniz, Güney Kafkasya ve Orta Asya’da hem istikrarı hem de ekonomik dayanıklılığı perçinleyeceği düşünülüyor.
Türkiye’nin ulaştırma ve bağlantısallık alanında bölgedeki kilit rolü göz önüne alındığında, bu alandaki yakın işbirliği hem Türkiye hem de AB için karşılıklı faydalar sağlayacak. Fidan, Avrupa güvenlik mimarisinin, Türkiye’nin bölgede üstlendiği merkezi ve etkin jeopolitik aktör rolü, imkan ve kabiliyetleri dikkate alınmadan oluşturulamayacağının altını çizecek. Ayrıca, Karadeniz Stratejisi bağlamında Türkiye ve AB’nin yakın işbirliği yapmasının kritik önemini vurgulayacak.
AB’den güvenlik ve savunma alanındaki girişimlerinde stratejik bir vizyon ve sorumlulukla hareket etmesi beklentisi de dile getirilecek. Rusya-Ukrayna Savaşı, Gazze ve Filistin’deki dramatik gelişmeler, Suriye, Libya ve İran gibi bölgesel meselelerde Türkiye ve AB arasındaki eşgüdüm ve istişarelerin değeri de masadaki konular arasında yer alacak.
AB Komisyonu Üyesi Kos’un ziyareti, iki taraf arasındaki ilişkilerde son dönemde gözlemlenen olumlu ivmenin bir devamı niteliğinde. Hatırlanacağı üzere, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kos’u daha önce 25 Temmuz 2025’te İstanbul’da ağırlamış, son olarak da 2 Aralık 2025’te Brüksel’de bir araya gelmişti.
15 Temmuz 2019’da Dış İlişkiler Konseyi (DİK) kararlarıyla askıya alınan Yüksek Düzeyli Ekonomik Diyalog’un yeniden başlaması, Türkiye’nin AB Dışişleri Bakanları Gayriresmi Toplantılarına (Gymnich) davet edilmesi ve Avrupa Yatırım Bankası’nın Türkiye’deki faaliyetlerine kısmen geri dönüşü gibi gelişmeler, ilişkilerdeki buzların erimeye başladığının sinyallerini vermişti.