Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 3. Türkiye-Çin İş Konferansı’nda iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin potansiyelini gözler önüne serdi. Küresel zorluklara rağmen ticaret hacmini artırma, yatırım köprülerini güçlendirme ve turizmde yeni ufuklar açma hedefleri masaya yatırıldı.
İstanbul, hareketli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı: Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) ile Çin Uluslararası Ticareti Destekleme Konseyi (CCPIT) öncülüğünde düzenlenen 3. Türkiye-Çin İş Konferansı. Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın da katıldığı bu zirve, iki kadim dost ülkenin ekonomik bağlarını daha da pekiştirme arayışının somut bir ifadesiydi. Etkinlik aynı zamanda, merakla beklenen 4. Çin Uluslararası Tedarik Zinciri Fuarı’nın tanıtımına da sahne oldu.
Konferansın dikkat çekici anlarından biri de, iş dünyası için yeni kapılar aralayan işbirliği anlaşmalarının imzalanmasıydı. “DEİK ile CCPIT”, “TÜSİAD ile CCPIT” ve China International Expo Center (CIEC) ile ATA Holding arasında atılan imzalar, gelecekteki ortak projelerin ilk adımları oldu.
Bakan Bolat, açılış konuşmasında Türkiye-Çin diplomatik ilişkilerinin 55. yıl dönümünü kutlayarak, bu tür etkinliklerin iki ülke dostluğuna ve ticari ilişkilerine eşsiz katkılar sunduğunu dile getirdi. Çin heyetiyle yaptığı ön görüşmelerde, ekonomik ilişkileri her alanda geliştirmek için samimi ve yapıcı bir diyalog kurduklarını belirtti.
Global ekonominin içinden geçtiği çetin sürece de değinen Bolat, geçtiğimiz yılın siyasi, askeri, ekonomik ve ticari sistemler açısından ciddi sarsıntılarla dolu olduğuna vurgu yaptı. “Dünya ekonomisinin motoru olan küresel ticaretin karşılaştığı güçlükler herkesin malumu,” sözleriyle mevcut durumu özetledi ve ekledi: “Dünya halklarının ekonomik refahının artması noktasında ticarete ihtiyacımız var.”
Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre dünya ekonomisinin geçen yıl yüzde 3,2 büyüdüğünü, bu yıl ise yüzde 3,1’lik bir büyüme beklendiğini hatırlatan Bakan Bolat, dünya ticareti için geçen yıl yüzde 2,5’lik büyümenin ardından bu yıl için öngörülen yüzde 0,6’lık zayıf artışın, “umuyoruz ki önümüzdeki aylarda bu oranın üstüne çıkarız” dileğiyle hafiflediğini ifade etti.
Birleşmiş Milletler (BM) Ticaret ve Kalkınma Ajansı (UNCTAD) rakamlarına göre küresel doğrudan yatırımların 2024-2025’te 1,5 trilyon dolar civarında seyrettiğini anımsatan Bolat, tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiğini, maliyetlerin ve risklerin arttığını, öngörülebilirlik noktasında ciddi bir gerileme yaşandığını belirtti. Bu bağlamda, siyaset yapıcıların görevini, düzenli işleyen bir küresel ticaret sistemi inşa etmek olarak tanımladı.
Türkiye ekonomisinin son dönemdeki yükselişine dikkat çeken Bakan Bolat, geçen yıl ilk kez 1,5 trilyon dolarlık milli gelire ulaşıldığını ve kişi başına düşen milli gelirin yaklaşık 18 bin doları aştığını gururla dile getirdi. Toplam mal ve hizmet ihracatında 397 milyar dolarlık devasa bir büyüklüğe erişildiğini de ekledi.
Türkiye-Çin ticaret hacmine odaklanan Bolat, geçen yıl 53 milyar dolarlık bir toplam ticaret gerçekleştiğini ancak bu tabloda Çin lehine oluşan büyük açığa işaret etti. Çinli partnerlere bu dengesizliği gidermek için tekliflerde bulunduklarını aktaran Bakan, hedeflerinin ticareti daraltmak değil, aksine Türkiye’nin Çin pazarındaki görünürlüğünü ve payını artırmak, ürün çeşitliliğini zenginleştirmek ve katma değeri yüksek ürünlerle “kazan-kazan” ilkesine dayalı dengeli bir ticaret yapısı kurmak olduğunu belirtti.
Bu konudaki umut verici gelişmeyi de paylaşan Bolat, bu yılın ilk ayında Türkiye’den Çin’e ihracatın yüzde 32 artışla 335 milyon dolara yükselmesinin, atılan adımların meyve verdiğini gösterdiğini vurguladı.
Bakan Bolat, iki ülke arasındaki yatırım ilişkilerinin de potansiyel taşıdığına inandıklarını ifade etti. Türkiye’den Çin’e yatırım yapan yaklaşık 1465 Türk firması olduğunu belirten Bolat, Türkiye’de faaliyet gösteren Çinli firma sayısının ise 1419’a ulaştığını müjdeledi. Yatırım miktarı olarak Türkiye’den Çin’e 175 milyon dolar, Çin’den Türkiye’ye ise 3,2 milyar dolarlık bir yatırım hacminin söz konusu olduğunu söyledi. Çin’in dünya genelindeki 3,1 trilyon dolarlık doğrudan yatırım hacmi düşünüldüğünde, Türkiye’deki yatırım potansiyelinin çok daha yüksek olduğunu dile getirdi. Özellikle finans, enerji, hizmetler, ulaştırma ve telekomünikasyon gibi stratejik alanlarda önemli Çin yatırımlarının bulunduğuna dikkat çekti.
Tedarik zincirleri noktasında da Türkiye ve Çin sanayileri arasında güçlü işbirlikleri ve ortaklıklar için fırsatlar olduğunu belirten Bolat, CCPIT’nin bu konuda Çin iş dünyasını teşvik edeceğine yürekten inandığını ifade etti. Ulaşım ve bağlantısallık alanında Kuşak ve Yol Projesi’nin önemli bir işbirliği sahası olarak hızla geliştiğini anımsattı.
Türkiye’nin Çinli turistlerden beklentisinin büyük olduğunu vurgulayan Bakan, geçen yıl 425 bin Çin vatandaşının Türkiye’yi ziyaret ettiğini ancak bunun, Çin’in yıllık toplam dünyaya gönderdiği turist sayısının sadece yüzde 1’ine denk geldiğini kaydetti. Bolat, hava yolu bağlantıları ve uçuş frekanslarının artırılması konusunda iki ülke arasında yapıcı bir işbirliği olduğunu ifade etti. Bu bağlamda, Türkiye’nin Çin vatandaşlarına 2 Ocak 2026 tarihinden itibaren vize muafiyeti getirdiğini hatırlatarak, benzeri bir kolaylığın Türk iş dünyasına da Çin tarafından sağlanmasını hassasiyetle beklediklerini sözlerine ekledi.
Bakan Bolat, “Önümüzdeki süreçte Türkiye’de daha fazla Çinli turist görebileceğiz. Türkiye’den de Çin’e yolcu akını olabiliyor. Transit uçuşlar anlamında da potansiyel büyük.” diyerek sözlerini noktaladı. Bu adımlar ve işbirlikleri, iki kadim medeniyet arasındaki dostluğun ekonomik arenada da güçlenerek devam edeceğinin sinyallerini veriyor.