Şubat ayı, Türkiye ekonomisi için adeta bir veri şöleni vadediyor. İş gücünden enflasyona, dış ticaretten sektörel gelişmelere kadar birçok kritik başlık, piyasaların ve vatandaşın odak noktası olacak. Hükümetin adımları, Merkez Bankası’nın mesajları ve küresel konjonktür, bu ayın rotasını belirleyecek ana unsurlar arasında.
Türkiye ekonomisi, yılın ikinci ayına girerken adeta bir maraton koşusuna hazırlanıyor. Ocak ayının son günlerinden itibaren başlayıp şubat boyunca devam edecek yoğun veri akışı, ekonominin tüm kılcal damarlarındaki nabzı ortaya koyacak. İşsizlik oranlarından enflasyon göstergelerine, dış ticaret performansından sektörel canlanmaya kadar pek çok başlık, hem karar alıcılar hem de vatandaşlar için büyük önem taşıyor.
Şubat ayı, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanacak verilerle dolu bir ajandayı işaret ediyor. Bu veriler, ekonominin farklı alanlardaki gidişatını anlamak için anahtar niteliğinde.
TÜİK, 29 Ocak’ta Aralık 2025 dönemi iş gücü istatistiklerini duyuracak. Kasım 2025’te yüzde 8,6 olarak açıklanan işsizlik oranının nasıl bir seyir izlediği, milyonlarca insan tarafından merakla bekleniyor. Aynı gün, ocak ayına ilişkin ekonomik güven endeksi de açıklanacak. Bu endeks, tüketicilerin ve yatırımcıların ekonomiye dair hislerini, yani genel atmosferi yansıtması açısından kritik.
30 Ocak’ta ise TÜİK, geçen yılın son çeyreğine ait turizm istatistiklerini kamuoyuyla paylaşacak. Hatırlayacağınız üzere, 2025’in üçüncü çeyreğinde turizm gelirlerimiz bir önceki yıla göre yüzde 3,9’luk bir sıçramayla 24,2 milyar doları aşmıştı. Bu veriler, turizm sektörünün ülke ekonomisine sağladığı katkının boyutunu bir kez daha gözler önüne serecek.
Ekonominin iki en hassas terazisi olan dış ticaret ve enflasyon, şubat ayında en çok konuşulacak konuların başında geliyor.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, 2 Şubat’ta İstanbul’da düzenleyeceği toplantıda ocak ayı dış ticaret rakamlarını açıklayacak. Türkiye’nin ihracatı, Aralık 2025’te 26,4 milyar dolarla aylık rekor kırmış, 2025 yılının tamamında ise 273,4 milyar dolarla tarihi bir zirveye ulaşmıştı. Bu veriler, Türk ürünlerinin küresel pazardaki rekabet gücünü ve ülke ekonomisinin dışa açılımını vurgulayacak.
TÜİK’in 3 Şubat’ta duyuracağı ocak ayı enflasyon verileri ise, hem hane halkının geçim derdi hem de Merkez Bankası’nın para politikası için yol haritası niteliğinde. Aralık 2025’te aylık bazda tüketici fiyatları yüzde 0,89, yurt içi üretici fiyatları ise yüzde 0,75 artış göstermiş, yıllık enflasyon TÜFE’de yüzde 30,89, Yİ-ÜFE’de ise yüzde 27,67 olarak kayıtlara geçmişti. Bu yeni rakamlar, hayat pahalılığıyla mücadeledeki son durumu yansıtacak.
Şubat ayı, makro ekonomik göstergelerin yanı sıra, çeşitli sektörlerin röntgenini çekecek verileri de barındırıyor. Ayrıca ülke nüfusuna dair taze bilgiler de bu ay açıklanacak.
Türkiye’nin 2025 yılı itibarıyla güncel nüfusu, “Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi Sonuçları” ile 6 Şubat’ta açıklanacak. 1 Ekim 2025 itibarıyla 85 milyon 980 bini aşan nüfusumuzun son durumu böylece perçinlenecek.
TÜİK, şubat ayı içinde Aralık 2025 dönemine ait pek çok sektörel istatistiği de açıklayacak. Bu veriler, 2025’in son çeyreğindeki sektörel performansları netleştirecek.
9 Şubat’ta ise finansal yatırım araçlarının ocak ayına ilişkin reel getiri oranları açıklanacak. Bu veriler, birikimlerini değerlendirenler için hangi enstrümanların daha cazip olduğunu ortaya koyacak.
Hazine ve Maliye Bakanlığı, 16 Şubat Pazartesi günü ocak ayı bütçe gerçekleşmelerini ilan edecek. Ayrıca TÜİK, 19 Şubat’ta gelecek aya yönelik tüketici güven endeksi ile ocak ayına ilişkin konut ve iş yeri satış istatistiklerini paylaşacak. Geçen yılın son çeyreğine ait yapı izin istatistikleri de 27 Şubat’ta açıklanarak inşaat sektöründeki gidişata ışık tutacak.
Şubat ayı, sadece veri akışıyla değil, aynı zamanda politika yapıcıların açıklamalarıyla da dikkat çekecek.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, 12 Şubat’ta yılın ilk Enflasyon Raporu’nu açıklayacak. Karahan’ın vereceği mesajlar, enflasyonla mücadele stratejileri ve geleceğe yönelik beklentiler açısından piyasalar ve ekonomistler tarafından büyük bir titizlikle takip edilecek. Merkez Bankası ayrıca, aralık ayına ilişkin ödemeler dengesi verilerini de 13 Şubat’ta duyuracak.
Küresel arenada ise ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamalarıyla alevlenen gümrük tarifeleri tartışmaları şubat ayında da gündemi meşgul etmeye devam edebilir. Yurtiçinde ise Ramazan ayının şubat ayında başlamasıyla birlikte, ilgili bakanlıkların gıda ve fiyat denetimlerini artırması bekleniyor. Bu, özellikle temel gıda maddelerindeki fahiş fiyat artışlarının önüne geçmek adına atılacak önemli bir adım.