Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK), eczanelerde ilaç bulunamaması sorununa karşı yeni bir geri bildirim hattını hizmete soktu. Bu hat sayesinde vatandaşlar, aradıkları ilacı bulamadıklarında kolayca bildirimde bulunarak hem ilaca erişimlerini kolaylaştıracak hem de tedarik süreçlerinin iyileşmesine katkı sağlayacak.
Eczane raflarında aradığınız ilacı bulamamak, pek çoğumuzun karşılaştığı can sıkıcı bir durum. Ancak artık bu duruma boyun eğmek zorunda değilsiniz! Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK), ilaç tedarikindeki aksaklıkları anında tespit edip çözüme kavuşturmak amacıyla yepyeni bir geri bildirim hattını hizmete soktu. Bu hamle, vatandaşların ilaca erişimini kolaylaştırmanın ötesinde, olası bir krizin önüne geçme yolunda atılmış stratejik bir adım olarak öne çıkıyor.
Tüm dünyada zaman zaman ilaç erişiminde pürüzler yaşanabildiğine dikkat çeken TİTCK Başkanı Prof. Dr. Ahmet Ayar, bu konunun kurumlarının öncelikler listesinin en tepesinde yer aldığını belirtti. Türkiye’nin, ilaçları uzun yıllardır dijital sistemlerle, adeta bir dedektif titizliğiyle takip ettiğini vurguladı. Ayar, “Ülkemizde ilaçlar uzun zamandır dijital olarak izleniyor ve bir kıtlık alarmı verilmeden çok önce gerekli tedbirler alınarak olası sorunlar bertaraf ediliyor.” ifadelerini kullandı.
İlaç tedarikindeki aksaklıklar sadece Türkiye’ye özgü değil; küresel çapta hammadde teminindeki darboğazlar, beklenmedik ölçüde artan tüketim veya bölgeler arasındaki dağılım dengesizlikleri gibi pek çok farklı nedenden kaynaklanabiliyor. Prof. Dr. Ayar, Türkiye’nin 8 bin 500 civarında ilacı devlet desteğiyle vatandaşlarına sunduğunu dile getirerek, bunun global ölçekte takdire şayan bir başarı olduğunu söyledi. Bu geniş yelpazenin içinde sadece 150 ilacın eşdeğeri bulunmuyor. Ayar, “İlaç azaldığında veya temininde güçlük yaşandığında, özellikle bu 150 kritik ilaç için Sağlık Bakanlığımız ve kurumumuz hızla devreye giriyor.” diye ekledi.
Geçtiğimiz yıl atılan önemli bir adımla, ilaç üreticilerinin ve tedarikçilerinin, olası bir tedarik sıkıntısını en az üç ay öncesinden TİTCK’ye bildirmesi zorunlu hale getirildi. Bu sayede, ilaçlar kritik bir yokluk durumuna gelmeden önce alternatif çözüm yolları üretilebiliyor, stoklar yeniden dengeye oturtulabiliyor.
Milyonlarca vatandaşın ilaç yokluğunu elektronik yollarla tek tek bildirmesinin pratikte zorluğunu göz önünde bulunduran TİTCK, süreci daha dinamik ve etkin yönetmek amacıyla özel bir çağrı merkezi kurdu. Prof. Dr. Ayar, vatandaşlara doğrudan başvurma imkanı sunan bu hattı şu sözlerle duyurdu:
“Vatandaşlarımız, gittikleri bir eczanede aradığı ilacı bulamadığında, lütfen 444 4 680 numaralı hattımızı arayarak bize bildirsinler. ‘İlacımı bulamıyorum’ dediklerinde, alanında özel eğitim almış iletişim uzmanlarımız onlara yardımcı olacaklar. Hem o ilacın en yakın nerede bulunabileceği konusunda yönlendirme yapacaklar hem de daha da önemlisi, tedarik zincirindeki sorumlularımızı harekete geçirerek sorunun kökten çözümüne katkı sunacaklar.”
Eczacıların, ilaç depolarındaki stokları dijital sistemler üzerinden anlık olarak görebildiğini hatırlatan Ayar, “Başta çok değerli eczacılarımız olmak üzere, tüm paydaşlarımızın bu konuda gösterdikleri hassasiyetin devam edeceğine ve ek bir tedbire gerek kalmayacağına yürekten inanıyorum.” dedi.
İlaç tedarikinin kesintisiz bir şekilde devamlılığı için akılcı ilaç kullanımının elzem olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ayar, vatandaşların ilaçlarını mutlaka hekim reçetesiyle temin etmeleri ve gereksiz yere stok yapmaktan kaçınmaları gerektiğini belirtti. Bu bilinçli tutumun, ilaç israfını önleyerek planlı üretim dengesinin korunmasına paha biçilmez bir katkı sağlayacağını sözlerine ekledi.