Kahramanmaraş’ta 6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümünde sevdiklerini kaybedenler, acıları taze bir şekilde geceden mezarlıklara akın etti. Kapıçam Mezarlığı’nda gözyaşları ve dualar eşliğinde bir araya gelen depremzedeler, unutulmayan anıları yâd etti.
6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümü, Kahramanmaraş Kapıçam Şehir Mezarlığı’nda gecenin en derin saatlerinde başladı. Sevdiklerini o karanlık afette yitirenler, takvimler 6 Şubat’ı gösterdiğinde, ruhlarının en derininden gelen bir hisle mezarlıklara koştu. Gece yarısı olmasına rağmen mezarlık, unutulmayan anıların ve dinmeyen acının sessiz tanığı oldu.
Kapıçam Şehir Mezarlığı’nın loş ışıkları altında bir araya gelen vatandaşlar, canlarından kopan yakınlarının kabirlerini itinayla suladı, en taze çiçekleri bıraktı. Her bir mezar taşı, Türk bayraklarıyla donatılmış, adeta bir şehitlik havasında. Ziyaretçiler, sessizliğin ortasında mezar çevrelerini temizleyip bakımlarını yaparken, dualar fısıldadı ve Kur’an-ı Kerim okuyarak ruhlarına ikramda bulundu.
O anlarda yüreklerdeki sızı, gözlerden yaş olup akarken, depremzedeler yaktıkları bir ateşin başında birbirlerine sarıldı. Paylaşılan acı, belki de o geceyi biraz olsun katlanılabilir kılıyordu. Büyükşehir Belediyesi ekipleri de bu hüzünlü anlara ortak oldu; mezarlıkta bulunanlara sıcak ikramlarda bulunarak bir nebze olsun destek verdi.
Depremle birlikte hafızalara kazınan o unutulmaz fotoğrafın kahramanı, Mesut Hançer de gecenin ilk saatlerinde kızının kabri başındaydı. Ebrar Sitesi’nde enkaz altında kalan 16 yaşındaki kızı Irmak Leyla Hançer’in cansız elini tuttuğu o yürek burkan kareyle tüm dünyanın tanıdığı acılı baba, eşi Gülseren Hançer ile birlikte felaketin üçüncü yıl dönümünde de kızlarını yalnız bırakmadı.
Mesut Hançer, zamanın yaraları saramadığına vurgu yaparak, “Senesi geldi, hiçbir zaman unutulmuyor bu acı. Bu acı hiçbir zaman için tarif edilebilecek acı değil, kızımı kaybettim, ailemi kaybettim komple. Yani hiç tarif edilecek gibi değil.” sözleriyle yüreğindeki yangını dile getirdi. Depremin ardından Ankara’ya yerleştiklerini belirten Hançer, “6 Şubat’ta senesi geldiği için kızımızı ziyarete geldik.” diyerek, acılarının ne denli taze kaldığını gözler önüne serdi.
Bu ziyaretler, 6 Şubat’ın sadece bir tarih olmadığını, kalplerde açtığı derin yaraların hala kanadığını, kaybettiklerimize olan sevgi ve özlemin hiçbir zaman dinmeyeceğini bir kez daha gösterdi.