Ekrem Sevinç, yutma güçlüğü şikayetiyle gittiği hastanede yemek borusu kanseri teşhisi aldı. Medipol Acıbadem’de başarılı ameliyatla sağlığına kavuştu.
Yutma güçlüğü şikayetiyle hastaneye başvuran Ekrem Sevinç’e, yapılan tetkikler sonucu yemek borusu ve midesinin bir bölümünde kitle teşhisi konuldu. Yaklaşık dört ay süren tedavi sürecinin ardından, Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi’nde Genel Cerrahi ve Gastroenteroloji Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Cemalettin Aydın tarafından başarılı bir ameliyatla sağlığına kavuştu. Sevinç, yaşadığı zorlu süreci geride bırakarak normal hayatına döndü.
Ekrem Sevinç, yaklaşık dört ay önce başlayan yutma güçlüğü ve yutkunma zorluğu nedeniyle endoskopi yaptırdı. Bu tetkik sonucunda yemek borusu ve midenin bir kısmında kitle tespit edildi. Sevinç, “Yemek yerken ve yutkunurken zorlanıyordum” ifadelerini kullandı.
Farklı merkezlerde tedavi arayışına girdiğini belirten Sevinç, Prof. Dr. Cemalettin Aydın ile tanışmasının ardından ameliyat kararını aldığını aktardı. Sevinç, “Ameliyat öncesi ve sonrasında verilen moral sayesinde çok kısa sürede toparlandım. Bir hafta içinde ayağa kalktım. Kendimi yeniden hayata dönmüş gibi hissediyorum” dedi.
Prof. Dr. Cemalettin Aydın, yemek borusunun boyun, göğüs ve karın boşluğunda yer alması nedeniyle cerrahi açıdan özel bir konumda bulunduğunu belirtti. Yemek borusu tümörlerinin iyi ve kötü huylu olarak ikiye ayrıldığını, kötü huylu tümörlerin daha sık görüldüğünü ifade etti.
Adenokarsinomların genellikle yemek borusunun alt kısmında görüldüğünü ve reflü hastalığı ile obeziteyle ilişkilendirildiğini aktardı. Skuamöz hücreli kanserlerin ise sigara ve alkolle ilişkili olduğunu, orta ve üst yemek borusunda yerleştiğini söyledi. Prof. Aydın, tüm kanserlerde olduğu gibi erken tanının tedavi başarısı açısından kritik önem taşıdığını vurguladı ve erken evrede minimal invaziv yöntemlerin tercih edilebildiğini ekledi.
Prof. Dr. Aydın, Ekrem Sevinç’in durumunda midenin kas tabakasından kaynaklanan ve kalbe yakın komşuluğu bulunan büyük bir tümör tespit ettiklerini açıkladı. Tedavi sürecini hastayla birlikte planladıklarını belirtti.
Hastaya Ivor-Lewis operasyonu adı verilen parsiyel özofajektomi uygulandığını bildirdi. Mideyi laparoskopik olarak tüp haline getirip yemek borusuyla yeniden birleştirdiklerini anlattı. Tümörün konumu nedeniyle ameliyatın bir bölümünün açık yöntemle gerçekleştirildiğini belirten Prof. Aydın, operasyon sonrası sürecin sorunsuz geçtiğini ve hastanın sağlıklı şekilde taburcu edildiğini söyledi.
Prof. Dr. Cemalettin Aydın, yemek yerken takılma hissi, yutma güçlüğü, kilo kaybı ve göğüs arkasında ağrı gibi belirtilerin ciddiye alınması gerektiğini vurguladı. Bu şikayetlerin basit bir mide sorunu olarak düşünülmemesi gerektiği konusunda uyarılarda bulundu. Prof. Aydın, “Erken başvuru hayat kurtarır” diyerek vatandaşları dikkatli olmaya çağırdı.