ABD’nin Orta Doğu’da kullandığı JASSM ve Tomahawk füzeleri stokları azalıyor. Bu durum, Tayvan’ın Çin’e karşı savunma kapasitesini ciddi şekilde etkileyebilir.
ABD’nin uzun menzilli JASSM (Müşterek Hava-Satıh Hassas Mühimmatı) ve Tomahawk füze stokları, Orta Doğu’daki çatışmalarda yüzlerce mühimmatın kullanılmasıyla önemli ölçüde azaldı. Savunma uzmanları, bu durumun Tayvan’ın Çin’e karşı potansiyel bir saldırıyı püskürtme kabiliyetini riske attığını vurguladı. Tayvanlı yetkililer ise ABD’nin diğer bölgelerde harcadığı mühimmatın caydırıcılığı zedelediğini ifade etti.
Uzmanlar, JASSM ve Tomahawk füzelerinin, düşman hava savunma menzilinin dışından fırlatılabilme özellikleri sayesinde Tayvan’ın savunmasında kritik bir rol üstlendiğini aktardı. Bu mühimmatlar, Çin’in kıyı üslerini ve işgal filosunu hedef almak için en önemli araçlar arasında yer alıyor.
Tayvanlı üst düzey savunma yetkilileri, ABD’nin Tayvan savunması için kritik mühimmatı başka bölgelerde kullanmasının caydırıcılığı zedelediğini belirtti. Ulusal güvenlik yetkilileri, ABD’nin kapasitesini farklı cephelere ayırmasının bölgesel dengesizliklere yol açabileceği uyarısında bulundu.
Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (CSIS) raporuna göre, ABD ordusu İran savaşının ilk altı gününde 786 JASSM ve 319 Tomahawk füzesi kullandı. Bu mühimmat miktarı, ilgili füzelerin birkaç yıllık üretim kapasitesine denk geliyor.
2023 yılında gerçekleştirilen savaş simülasyonları, ABD’nin Çin gemilerini batırmak ve hava üslerini imha etmek amacıyla tüm JASSM stoklarını birkaç hafta içinde tükettiğini ortaya koydu. Pentagon, mühimmat stoklarını ve konuşlandırma yerlerini kamuya açıklamamaktadır.
Bütçe belgeleri, ABD’nin 2023 yılına kadar yaklaşık 5.500 JASSM tedarik ettiğini gösterse de, üretici Lockheed Martin’in teslimatları siparişlerin yaklaşık üç yıl gerisinde kalmaktadır. Bu durum, stokların yenilenme hızını olumsuz etkiliyor.
ABD Hint-Pasifik Komutanı Amiral Samuel Paparo, mühimmatın diğer bölgelerde harcanmasının Hint-Pasifik’teki hazırlık seviyesine maliyet yüklediği konusunda uyarmıştı. Amiral Paparo, Çin’in dünyanın en yetenekli potansiyel rakibi olduğunu ve bu nedenle Hint-Pasifik’in mühimmat açısından en zorlu bölge olduğunu vurguladı.
Analistler, mevcut çatışmalarda riskleri azaltmak amacıyla modern, uzun menzilli silahların tercih edilmesinin, gelecekteki olası büyük bir savaşa yönelik kapasiteyi daralttığını değerlendiriyor.