Antalya Diplomasi Forumu’nda küresel gıda güvenliği masaya yatırıldı. Panelde aşırı üretim, yetersiz beslenme ve iklim değişikliğinin etkileri tartışıldı.
Antalya Diplomasi Forumu (ADF) 2026 kapsamında ‘Aşırı Üretim, Yetersiz Beslenme: Küresel Gıda Güvenliği için Stratejik Bir Başlangıç’ başlıklı bir panel düzenlendi. Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu (TRT) tarafından global iletişim ortaklığının yapıldığı etkinlik, Belek Turizm Bölgesi’ndeki NEST Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi.
Gazeteci Nafisa Latic’in moderatörlüğünü üstlendiği panelde, eski Tarım ve Orman Bakanı Mehdi Eker, İslam Gıda Güvenliği Teşkilatı (IOFS) Direktörü Berik Aryn, BM Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD) Genel Başkan Yardımcısı Gerardine Mukeshimana ve BM Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi İcra Sekreteri Yardımcısı Andrea Meza Murillo konuşmacı olarak yer aldı.
IOFS Direktörü Berik Aryn, iklim değişikliği ve gıda güvenliği konularında inovasyonun önemine dikkat çekti. Mevcut çalışmaların pratiğe ve ölçeklenebilir çözümlere dönüştürülmesinde zorluklar yaşandığını belirtti. Aryn, bilim ve siyasetin entegrasyonunun gerekliliğini vurgulayarak, farklı bölgeler arasındaki bilgi paylaşımının, benzer iklim sorunlarıyla mücadele eden ülkeler için uygulanabilir çözümler sunacağını ifade etti.
Aryn, gıda güvenliği alanında senkronizasyon eksikliğini gidermek için tutarlı politikalar oluşturulması, tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi ve uluslararası işbirliğinin artırılması çağrısında bulundu. Gıda güvenliğinin milli güvenliği doğrudan ilgilendiren küresel bir konu olduğunu sözlerine ekledi.
Eski Tarım ve Orman Bakanı Mehdi Eker, dünyada yüksek gıda üretimine rağmen açlığın sürmesinin bir çelişki olduğunu söyledi. Milyonlarca insan açlık sınırının altında yaşarken obeziteyle mücadele edenlerin sayısının da yüksekliğine dikkat çekti. Eker, gıda güvenliğinin olmadığı yerde sosyal huzursuzluk, yerinden edilme ve silahlı çatışmaların kaçınılmaz olacağını belirterek, bu konunun milli ve küresel güvenlik boyutu taşıdığını vurguladı.
Eker, Türkiye’nin uluslararası afet ve gıda güvensizliği durumlarında ilk müdahale eden ülkelerden biri olduğunu hatırlatarak, ülkenin diğer ülkelere yaptığı yardımları ve uluslararası kurumlarla işbirliğini ön plana çıkardı.
BM Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi İcra Sekreteri Yardımcısı Andrea Meza Murillo, iklim değişikliğinin toprağa ve ekosisteme verdiği zararların yanı sıra dağıtım ve erişim süreçlerini de etkileyeceğini belirtti. Bu sorunun gelecekte değil, bugünden ele alınması gerektiğini vurguladı. Murillo, çatışmalar ve yerinden edilmelerin yarattığı kırılganlıkların iklim değişikliğiyle birleşerek riskleri artırdığını ifade etti.
Murillo, kuraklık ve toprak bozulmasının etkilerine değinerek, kasım ayında Antalya’da düzenlenecek BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı’nda (COP31) bu konunun ana gündem maddesi olması gerektiğini belirtti.
IFAD Genel Başkan Yardımcısı Gerardine Mukeshimana, küresel krizlerin tedarik zincirlerinin önemini ve küçük üreticilere odaklanma gerekliliğini ortaya koyduğunu dile getirdi. Çoklu krizlerin bir araya geldiği mevcut durumda temel konulara odaklanmanın şart olduğunu belirtti. Mukeshimana, mevcut gıda sistemlerinin kapsayıcı olmamasının ve her yere ulaşamamasının insan kaynaklı bir sorun olduğunu vurguladı. Bu durumun düzeltilebileceğini ve gıdanın savaş aracı olarak kullanılmaması gerektiğini söyledi.