Cevdet Yılmaz, Antalya Diplomasi Forumu’nda Türkiye’nin zirveler yılına dikkat çekerek, küresel belirsizlik ortamında diplomasinin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinin önemini vurguladı. Yılmaz, Hürmüz Boğazı ve gıda krizi riskine de değindi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Antalya Diplomasi Forumu’nda yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin bu yıl zirveler yılı yaşadığını belirtti. Yılmaz, TRT’nin iletişim sponsoru olduğu forumda, dünyanın kurumların zayıfladığı, uluslararası hukukun darbe aldığı bir dönemden geçtiğini vurguladı.
NEST Kongre Merkezi’nde gazetecilere konuşan Yılmaz, artan çatışmalar ve jeopolitik gerilimlerin büyük belirsizlik yarattığını söyledi. Bu ortamda Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde istikrarını koruyarak güvenli liman olma vasfını güçlendirdiğini ifade etti. Türkiye’nin ayrıca çatışma yerine diplomasiyi öncülük ederek barış, adalet ve hukukun yanında yer aldığını kaydetti.
Cevdet Yılmaz, Gazze’deki insani kriz ve İran’a yönelik gelişmelerin diplomasinin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti. Yılmaz, “Diplomasi olmayınca insanlığın ne kadar büyük bedeller ödediğini İsrail-ABD ve İran savaşında gördük” dedi. İnsani, çevresel, ekolojik ve ekonomik maliyetlerin yanı sıra enerji piyasaları ve tedarik zincirlerindeki kırılmaların da bu durumun bir yansıması olduğunu söyledi.
Yılmaz, müzakereye yeterli zaman verilmesi ve diplomasiye alan açılması gerektiğini vurguladı. Savaşın maliyetleri göz önüne alındığında diplomasi için harcanan zamanın değdiğini ifade etti. Türkiye’nin Pakistan, Mısır ve Suudi Arabistan ile yoğun diplomasi yürüttüğünü ve barış ile istikrar için çalışmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinin Türkiye, bölge ve küresel istikrar için önemli bir değer olduğunu belirten Yılmaz, Erdoğan’ın barış, diplomasi, diyalog, hukuk ve adaletten yana bakış açısının insanlığın ihtiyaç duyduğu değerler olduğunu söyledi.
Yılmaz, 17 Nisan’da Fransa ve İngiltere öncülüğünde düzenlenen, İran’daki gelişmelerin ve Hürmüz Boğazı’nın ele alındığı çevrim içi liderler toplantısına katıldığını hatırlattı. Toplantıda Türkiye’nin görüşlerini ifade ettiğini ve Hürmüz Boğazı’nın açılmasının memnuniyet verici bir gelişme olduğunu belirtti. Petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz sevkiyatının kritik öneme sahip olduğu bölgede seyrüsefer serbestliğinin önemine değindi.
Yılmaz, gübre yetersizliğinin dünyada bir gıda krizine yol açabileceği uyarısında bulundu. Özellikle Sahraaltı Afrika’da açlığa neden olabileceği tartışılan bu durum karşısında Türkiye’nin de seyrüsefer serbestliğinden yana olduğunu söyledi. Ancak kök sebep olan savaş ortadan kalkmadan bu tür adımların ihtiyatla karşılanması gerektiğini ifade etti. Yılmaz, savaş sona ermediği sürece risklerin devam edeceğini ve kök sebep çözülmeden sorunların tam olarak giderilemeyeceğini vurguladı.
Cevdet Yılmaz, Antalya Diplomasi Forumu’nun yanı sıra bu yıl Türkiye’de NATO Liderler Zirvesi, BM İklim Değişikliği Konferansı (COP31) ve Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi gibi önemli organizasyonların düzenleneceğini hatırlattı. Bu zirvelerin Türkiye’de gerçekleşmesinin anlamlı olduğunu belirterek, Türkiye’nin farklı coğrafyaları, kültürleri ve bakış açılarını bir araya getirebilme yeteneğiyle barış ve istikrar için köprü kurduğunu ifade etti.