Antalya’da düzenlenen COP31 İklim Şampiyonları Toplantısı’nda, iklim kriziyle mücadelede somut adımlar ve ‘sıfır atık’ yaklaşımı ele alındı. Gençlerin rolü ve küresel iş birliği vurgulandı.
Antalya’nın Serik ilçesinde düzenlenen ‘COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonları Toplantısı’, iklim eylemi için kritik bir buluşma noktası oldu. Toplantıda, insanlığın ortak geleceğini şekillendirecek iklim kriziyle mücadelede somut adımların atılması gerektiği vurgulandı. Dünyanın yıllık 2 milyar tonun üzerinde atık ürettiği ve bunun çevresel bir krizin ötesinde derin sosyal ve ekonomik eşitsizlikleri gözler önüne serdiği belirtildi.
Dönüm noktasında olunduğu ve artık sözlerin değil, somut sonuçların konuşulması gerektiği ifade edildi. Harekete geçilmemesi halinde 2050’de atık yükünün çok daha ağırlaşacağı öngörüldü. İklim krizinin sınır tanımadığı, çözümlerin de ulusal sınırlara hapsedilemeyeceği belirtildi. Güvene dayalı, kapsayıcı ve etkin bir iklim diplomasisinin, farklı koşullara sahip ülkeleri ortak hedeflerde buluşturmanın en güçlü aracı olduğu vurgulandı.
Türkiye’nin iklim krizine vicdan temelli bir yaklaşımla cevap verdiği belirtildi. Emine Erdoğan’ın himayelerinde 2017’de başlatılan sıfır atık hareketinin, ulusal bir girişimden küresel bir farkındalık hareketine dönüştüğü ifade edildi. Kısa sürede 90 milyon ton atık geri kazanılarak ekonomiye 365 milyar lira katkı sağlandığı, 613 milyon ağacın kesilmesinin önlendiği, 180 milyon ton sera gazı emisyonunun engellendiği ve 2 trilyon litre su tasarrufu yapıldığı aktarıldı.
Türkiye’nin öncülüğünde, Emine Erdoğan liderliğinde ve 105 ülkenin desteğiyle BM Genel Kurulu’nda ilan edilen 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü’nün, dünya genelinde kutlanan büyük bir iklim diplomasisi başarısı olduğu kaydedildi. Bu nedenle COP31’de sıfır atık ve döngüsel ekonomi yaklaşımının önceliklerin merkezine yerleştirildiği belirtildi.
İklim diplomasisini güçlendirmenin, ülkeler arasında köprüler kurmanın ve somut iş birlikleri geliştirmenin temel önceliklerden biri olacağı vurgulandı. COP31 eylem gündeminin temiz enerjiden sürdürülebilir tarıma, iklim dirençli şehirlerden yeşil sanayiye kadar geniş bir alanı kapsadığı belirtildi. Kimseyi geride bırakmayan, kapsayıcı ve hakkaniyetli bir iklim yönetiminin savunulduğu ifade edildi.
Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, sıfır atık hareketinin kıtaları aştığını ve tüm ülkelerde pozitif katkılarının görüldüğünü belirtti. Sıfır Atık Vakfı’nın Birleşmiş Milletler Türkiye ofisleriyle düzenli toplantılar yaparak Türkiye için atılabilecek adımları tartıştığı ifade edildi.
COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Danışmanı Ömer Tayyip Erdoğan, iklim kriziyle mücadelede gençlerin potansiyeline dikkat çekti. Gençlerin sadece yarının liderleri değil, bugünün çözüm üreticileri olduğu vurgulandı. Sıfır atık ve döngüsel ekonomi alanlarında gençlerin yaratıcı fikirler geliştirdiği ancak yapılandırılmış destek mekanizmalarının eksikliği nedeniyle bu fikirlerin konsept aşamasında kaldığı belirtildi.
Bu doğrultuda sıfır atık yaklaşımının politika çerçevesinden gerçek bir gençlik hareketine dönüştürüldüğü ifade edildi. Sıfır Atık Forumu çatısı altında Gençlik Diplomasisi Derneği ile ortaklaşa yeni bir girişim başlatıldığı ve gençleri güçlendirmeye adanmış yeni bir Sıfır Atık Gençlik Forumu kurulduğu duyuruldu. Bu forumun gençleri karar vericiler, tasarımcılar ve uygulayıcılar olarak konumlandıracağı belirtildi.
Kurulacak forumun, gençlerin politika süreçlerine doğrudan katkıda bulunmalarını, yenilikçi projelerini küresel paydaşlarla buluşturmalarını ve fikirlerini somut etkilere dönüştürmelerine yardımcı olacağı ifade edildi. Yüzlerce gence eğitim verilecek, onlarca projeye teknik destek sağlanacak ve seçilen girişimlere mali destek sunulacak. Bu yolculuğun sonunda, gençlik girişimlerinin COP31’de küresel sahnede sergileneceği belirtildi.