Prof. Dr. Oytun Erbaş, TGRT Haber’de hantavirüsün tehlikelerine ve insandan insana bulaşabilen Andes varyantına dikkat çekti. Virüsün riskleri ve yayılma yolları hakkında çarpıcı uyarılarda bulundu.
Prof. Dr. Oytun Erbaş, TGRT Haber’de katıldığı canlı yayında, son günlerde gündeme gelen hantavirüs ve olası varyantları hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Erbaş, virüsün bulaşma yolları ve özellikle insandan insana bulaşabilen bir varyantının varlığına dikkat çekti.
Normalde kemirgenler aracılığıyla bulaşan hantavirüsün, fare ve sincap dışkılarının solunmasıyla insana geçtiğini belirten Prof. Dr. Erbaş, bu virüsün öksürük, nefes darlığı ve akciğer ödemine yol açabildiğini anlattı. Hastaların yarısının entübe edilerek kaybedildiği bu durumda, tedavi seçeneklerinin sınırlı olduğunu vurguladı. Ancak Erbaş, özellikle Andes varyantının insandan insana yakın temasla bulaşabildiğini söyledi. Bu varyantın öksürük, aksırık ve cinsel ilişki gibi yollarla yayılabileceğini belirtti.
Erbaş, bu Andes varyantının yakın gelecekte daha sık duyulacağını öngördüğünü ifade etti. Virüsün 2018’de bir seyahat gemisinde salgına neden olduğunu ve bulaşma yollarının gemi içindeki fareler veya enfekte kişilerin teması olabileceğini aktardı. Virüsün inkübasyon süresinin 60 güne kadar uzayabildiğini ve yeni bir virüsle karşı karşıya olunduğunu söyledi.
Prof. Dr. Erbaş, geçmişte Amerika’da Merilend’da askeri birliklerde püskürtmeli bir aşı denemesinin yapıldığını hatırlattı. Hantavirüsün, solunum virüsü, lassa ateşi ve ebola gibi BSL-4 laboratuvarlarında incelenen tehlikeli virüsler arasında yer aldığını belirtti. Çin’deki bir laboratuvarın hibrit virüsler üzerine yaptığı yayınlara da değindi.
Virüsün, yaşlıları ve ek hastalığı olanları (diyabet, KOAH, akciğer hastalığı) daha fazla etkilediğini söyleyen Erbaş, belirli gen grubuna sahip bireylerin (Tip-1 diyabet, çölyak, romatolojik hastalıklar) de risk altında olduğunu ekledi. Hantavirüsün ölümcül bir virüs olduğunu ve etkili bir tedavisinin henüz bulunmadığını sözlerine ekledi.