Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Yolcu, bayramda aşırı et ve tatlı tüketiminin kalp sağlığını nasıl tehdit ettiğini açıkladı. Yüksek risk grubundakiler dikkat!
Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Yolcu, bayram sofralarındaki yağlı kırmızı et, kavurma, sakatat ve şerbetli tatlı tüketiminin artmasının, özellikle hipertansiyon, kolesterol yüksekliği ve damar hastalıkları bulunan kişiler için ciddi riskler taşıdığını belirtti. Bayramın ilk günlerinde aşırı et tüketiminin kalp sağlığını olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu.
Kırmızı etin yağlı kısımlarının yüksek miktarda doymuş yağ ve kolesterol içerdiğini ifade eden Doç. Dr. Mustafa Yolcu, bu tür etlerin fazla tüketilmesinin LDL kolesterol seviyesini yükseltebileceğini söyledi. Bu durumun tansiyon yükselmesine katkıda bulunarak damar sertliği ve tıkanıklığı riskini artırdığını vurguladı. Özellikle hipertansiyon, koroner arter hastalığı ve kalp yetmezliği olan bireylerde şikayetlerin artabileceği belirtildi.
Kalp hastalarının bayram beslenmesine ekstra özen göstermesi gerektiğini belirten Yolcu, et tüketiminde porsiyon kontrolüne dikkat edilmesini önerdi. Mümkün olduğunca yağsız veya az yağlı bölümlerin tercih edilmesi, kızartma yerine haşlama, fırında pişirme veya ızgara yöntemlerinin kullanılması tavsiye edildi. Gün içinde tek öğünde aşırı et tüketiminden kaçınılmalı, tuzlu et ve işlenmiş ürünlerden uzak durulmalıdır. Etin yanında mutlaka sebze ve salata gibi lifli besinlere yer verilmesi gerektiği ifade edildi.
Hipertansiyon, yüksek kolesterol ve damar tıkanıklığı bulunan kişilerin günlük et tüketiminde aşırıya kaçmaması gerektiğini belirten Doç. Dr. Yolcu, genel bir yaklaşım olarak günlük pişmiş kırmızı et tüketiminin yaklaşık 90-120 gramı aşmaması gerektiğini söyledi. Aynı gün içinde birden fazla ağır et öğünü tüketilmemesi ve öğünlerin dengeli planlanması gerektiği vurgulandı.
Yeni kesilmiş etin hemen tüketilmesinin sindirim sistemi açısından uygun olmadığını dile getiren Yolcu, dinlendirilmemiş etin daha sert olması nedeniyle sindirimi zorlaştırabileceğini ve şişkinlik, hazımsızlık gibi sorunlara yol açabileceğini belirtti. Etin buzdolabında birkaç saat ila 24 saat arasında dinlendirilmesi önerildi. Bu durumun özellikle yaşlı bireyler, kalp hastaları ve mide-bağırsak hassasiyeti olanlar için daha büyük önem taşıdığı ifade edildi.
Sakatat tüketiminin de kalp ve damar hastaları açısından risk taşıdığına dikkat çeken Yolcu, karaciğer, böbrek, dalak ve beyin gibi sakatat ürünlerinin yüksek kolesterol içerebileceğini ve bazı türlerinin ürik asit düzeyini artırabileceğini söyledi. Bu nedenle hipertansiyon, damar tıkanıklığı ve yüksek kolesterol problemi olan kişilerin sakatat tüketimini ciddi şekilde sınırlandırması gerektiği belirtildi.
Bayram sofralarında etin yanında bol yeşillik, salata, yoğurt ve zeytinyağlı sebzelerin tercih edilmesi önerildi. Pilav, börek, kızartma ve ağır tatlıların aynı öğünde fazla tüketilmesinin kalori ve yağ yükünü artırabileceği ifade edildi. Şerbetli ağır tatlılar yerine sütlü tatlılar veya meyve tercih edilmesi daha sağlıklı olacaktır. Sıcak havalarda yeterli su tüketilmemesinin tansiyon ve ritim problemlerini artırabileceği için gün içinde yeterli miktarda su içilmesi gerektiği vurgulandı.
Bayram süresince ortaya çıkabilecek göğüste baskı veya ağrı, nefes darlığı, çarpıntı, ani tansiyon yükselmesi, soğuk terleme, sol kola ya da çeneye yayılan ağrı, bayılma hissi ve açıklanamayan halsizlik gibi belirtilerin ciddi sağlık problemlerinin habercisi olabileceğini belirten Doç. Dr. Mustafa Yolcu, bu tür durumlarda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini söyledi. Özellikle daha önce kalp hastalığı öyküsü bulunan kişilerin bu belirtileri hazımsızlık diyerek geçiştirmemesi gerektiği ifade edildi.