Duran: Algoritmik Çağda Kontrol Şirketlerin, Devletlerin ve Vatandaşların Elinde Olmalı
Duran, TRT World Forum'da algoritmaların bilgi akışını nasıl şekillendirdiğini ve dijital egemenlik meselesini değerlendirdi.
- Moda Detay
- 2 dk okuma

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, TRT tarafından bu yıl 10’uncusu düzenlenen TRT World Forum kapsamında İstanbul Kongre Merkezi’nde “Algoritmik Çağda Kontrol Kimde? Şirketler, Devletler, Vatandaşlar” başlıklı oturumda konuştu. Duran, dijital dönüşümün bilgiye erişimi ve kamuoyunun oluşumunu nasıl yeniden şekillendirdiğine dikkat çekti.
Eşik bekçisinin yerini algoritmalar aldı
Duran, geleneksel gazetecilikte editörlerin haberin doğruluğunu, kamu yararını ve yayımlanabilirliğini değerlendiren bir eşik bekçisi rolü üstlendiğini hatırlattı. Her editoryal kararın arkasında hesabı sorulabilen bir insan bulunduğunu belirten Duran, bugün bu rolün giderek algoritmalara geçtiğini ifade etti. Duran’a göre doğru ve önemli bir haber, algoritmik dağıtım nedeniyle ilgili kişilere ulaşamayabilirken; yanıltıcı içerikler kısa sürede geniş kitlelere yayılabiliyor.
Duran, hangi haberlerin görüleceğine ve hangilerinin kaybolacağına kimin karar verdiğini sordu. Algoritmaların tarafsız olmadığını savunan Duran, bu sistemlerin arkasında ticari ve bazı durumlarda siyasi çıkarlara hizmet eden insan tercihleri bulunduğunu söyledi.
Gazetecilik ekonomisi ve kültürel hafıza
Duran, araştırma haberciliğinin uzun süren doğrulama süreçlerine ve maliyetlerine dikkat çekerek, yapay zekânın haberleri kaynak göstermeden özetleyebildiğini ve bunun haber kuruluşlarının mali sürdürülebilirliğini zayıflattığını belirtti. Ayrıca gençlerin tarihlerini ve kültürel miraslarını dijital platformlar üzerinden öğrenmesinin, gelecek nesillerin geçmişe dair bilgisine kimin karar vereceği sorusunu gündeme getirdiğini ifade etti.
Dijital egemenlik ve üç temel ilke
Duran, bazı düşünürlerin kullandığı tekno-feodalizm kavramına değinerek, birkaç şirketin milyarlarca insanın bilgiye erişimini ve görüş oluşturma alanlarını kontrol ettiğini söyledi. Türkiye açısından meselenin aynı zamanda bir dijital egemenlik meselesi olduğunu vurgulayan Duran, üç temel ilkeye dikkat çekti: hesap verebilirlik, algoritmik dağıtımda adalet ve çoğulculuk. Algoritmaların işleyişinde daha fazla şeffaflık gerektiğini belirten Duran, dünyanın yalnızca birkaç güçlü aktörden ibaret olmadığını ifade etti.
Gazze’de gazetecilerin mücadelesi
Duran, TRT ve Anadolu Ajansı’nın farklı dillerdeki yayınlarına değinerek, bu kuruluşların çalışmalarının önemini vurguladı. Anadolu Ajansı serbest kameramanı Muntasır es-Savvaf’ın Gazze’de İsrail’in düzenlediği hava saldırısında hayatını kaybettiğini, TRT Arabi kameramanı Sami Şehade’nin ise Gazze’de haber takibi sırasında ağır yaralanarak sağ bacağını kaybettiğini anımsattı. Duran ayrıca, Gazze’den gelen bazı haber ve görüntülerin büyük dijital platformlarda kaldırıldığını, erişiminin kısıtlandığını ya da hassas içerik olarak etiketlendiğini ifade etti.
Duran, konuşmasını kontrolün muhakeme edebilen ve hakikati savunabilen insanların elinde olması gerektiği görüşüyle tamamladı. Algoritmalara insani ve etik bir yön verilmesi çağrısında bulunan Duran, oturumun daha adil bir dijital düzene giden yolda aydınlatıcı olacağına inandığını söyledi.





