İstanbul’da Sağlık Hizmetlerinde Yoğunluk Sürüyor İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, sağlık hizmetlerinin yoğun geçtiği 2024 yılının ardından benzer bir yoğunluğun 2025 yılında da devam ettiğini belirtti….
İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, sağlık hizmetlerinin yoğun geçtiği 2024 yılının ardından benzer bir yoğunluğun 2025 yılında da devam ettiğini belirtti. Güner, Türkiye’nin sağlık hizmetinin yüzde 40’tan fazlasının İstanbul’da sunulduğunu vurgulayarak, ana amaçlarının doğru hastanın doğru hekime ulaşması ve şifaya kavuşması olduğunu söyledi.
Güner, İstanbul’da 53 kamu hastanesi ve toplamda 216 hastanede sağlık hizmeti verdiklerini, ayrıca 1096 aile sağlığı merkezi ve 4 bin 600 aile hekimliği biriminde birinci basamak sağlık hizmeti sunduklarını ifade etti. İstanbul’da üst düzey sağlık hizmetinin devam ettiğini belirten Güner, 2025 yılında kentte 80 milyon 800 binden fazla muayene gerçekleştirildiğini, bunun yanı sıra 1 milyon 200 bin ameliyat ve 20 milyondan fazla radyolojik görüntüleme ile tanı-tetkik hizmeti verdiklerini aktardı.
Güner, muayenelerin büyük çoğunluğunun birinci basamak sağlık hizmetlerinde gerçekleştirildiğini belirterek, vatandaşların sağlık sorunlarında ilk başvurması gereken yerin aile hekimleri olduğunu vurguladı. Aile hekimlerinin, hastaların doğru yönlendirilmesinde kritik bir rol oynadığını ve teşhis süreçlerini kısalttığını söyledi.
İstanbul’da aile hekimlerine düşen ortalama nüfusun 3 binin altına düştüğünü belirten Güner, Hastane Verimlilik Projesi kapsamında poliklinik, ameliyathane, endoskopi ve kolonoskopi ünitelerinin verimliliğinin takip edildiğini ifade etti. Kamu hastanelerinde bekleme sürelerini azaltmak için çalıştıklarını ve randevu sisteminde önemli iyileştirmeler sağladıklarını aktardı.
Güner, en çok sıkıntı yaşanan branşların dermatoloji, kardiyoloji, kulak burun boğaz ve plastik cerrahi olduğunu belirterek, aile hekimlerinin hastaları doğru şekilde yönlendirmesi gerektiğini vurguladı. Aile hekimlerinin vatandaşların sağlık danışmanları olduğunu ve doğru yönlendirme ve erken tanının önemli olduğunu dile getirdi.