Alzheimer Hastalığı Nedir? Alzheimer, günümüzde dünya genelinde en çok üzerinde durulan sağlık sorunlarından biridir. Beyin hücrelerini etkileyen bu hastalık hafıza kaybı ve bilişsel fonksiyonlarda azalmaya neden olur. Dünya genelinde yaklaşık 57 milyon demans hastası bulunmaktadır ve bu hastaların %60-70’i Alzheimer hastalığından muzdariptir. Alzheimer Türkiye’de Türkiye’de yaklaşık 700 bin kişi Alzheimer ve diğer demans türleriyle yaşamaktadır….
Alzheimer, günümüzde dünya genelinde en çok üzerinde durulan sağlık sorunlarından biridir. Beyin hücrelerini etkileyen bu hastalık hafıza kaybı ve bilişsel fonksiyonlarda azalmaya neden olur. Dünya genelinde yaklaşık 57 milyon demans hastası bulunmaktadır ve bu hastaların %60-70’i Alzheimer hastalığından muzdariptir.
Türkiye’de yaklaşık 700 bin kişi Alzheimer ve diğer demans türleriyle yaşamaktadır. Bu hastalık bireyleri olduğu kadar ailelerini de derinden etkiler. Bu zorlu maratonda ailelerin bilgi sahibi olması ve destek olması önemlidir.
Alzheimer hastalığı genellikle 65 yaş ve üzerinde sıkça görülse de, ailede bu hastalığa sahip biri varsa erken yaşlarda da ortaya çıkabilir. Kadınlarda erkeklere göre daha sık görülen hastalığın risk faktörleri arasında yüksek tansiyon, diyabet, yüksek kolesterol, fiziksel aktivitede azalma ve sigara içme yer alır.
Alzheimer’dan tamamen korunmak mümkün olmasa da zihinsel olarak aktif kalmak, düzenli egzersiz yapmak, dengeli beslenmek ve sosyal ilişkileri canlı tutmak riski azaltabilir. Yeni şeyler öğrenmek, egzersiz yapmak, sağlıklı beslenmek ve sosyal etkileşimde bulunmak hastalığın ilerlemesini önleyebilir.
Alzheimer hastalığında erken teşhisin önemi büyüktür. Erken dönemde tanı konulmasıyla hasta ve yakınları uygun destek alabilir, hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabilir. Hastanın şikayetleri günlük yaşam aktivitelerini etkilemeye başladığında vakit kaybetmeden hekime başvurulmalıdır.
Alzheimer hastalığı sadece hastayı değil aile yakınlarını da etkiler. Hasta yakınlarının hasta ile anlayışlı ve sabırlı olmaları, bilgi sahibi olmaları önemlidir. Bilinçli ve destekleyici bir yaklaşım hastanın yaşam kalitesini artırabilir.
Kaynak: Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Kliniği