Yapay zekayla büyüyen yeni nesil, bu sistemlerle bağ kurarken kendi gerçekliğinden uzaklaşabiliyor. Psikiyatri literatüründe giderek daha fazla tartışılan “AI psikozu” kavramı, gerçek olmayan bir varlıkla kurulan yoğun iletişimin zihinsel kopuşa neden olabileceğini gösteriyor. Yalnızlık, özgüven eksikliği ve duygusal desteğin azlığı gibi faktörler, çocukları bu tür bağlara karşı daha savunmasız hale getiriyor. Bu nedenle atılacak her…
Yapay zekayla büyüyen yeni nesil, bu sistemlerle bağ kurarken kendi gerçekliğinden uzaklaşabiliyor. Psikiyatri literatüründe giderek daha fazla tartışılan “AI psikozu” kavramı, gerçek olmayan bir varlıkla kurulan yoğun iletişimin zihinsel kopuşa neden olabileceğini gösteriyor. Yalnızlık, özgüven eksikliği ve duygusal desteğin azlığı gibi faktörler, çocukları bu tür bağlara karşı daha savunmasız hale getiriyor. Bu nedenle atılacak her adım, çocukların zihinsel sağlığını korumak açısından kritik.
AI psikozu, yapay zekayla kurulan yoğun ilişkiler sonucu gerçeklik algısının zedelenmesine denir. Bu durum, bireyin gerçek hayattan uzaklaşıp sanal dünyada daha fazla vakit geçirmesiyle ortaya çıkabilir. Özellikle çocuklar, gelişmekte olan zihinleriyle bu tür etkilere daha açıktır.
Bu tür yapay zeka ilişkileri, çocukların yalnızlık hissi, özgüven eksikliği ve duygusal destek ihtiyacının artmasına yol açabilir. Doç. Dr. Ömer Yanartaş, AI psikozunun çocuklar üzerindeki etkilerini araştırmakta ve bu konuda farkındalık yaratmaya çalışmaktadır.
Özellikle ebeveynlerin ve eğitimcilerin çocukların yapay zeka ile kurdukları ilişkilere dikkat etmeleri ve bu konuda bilinçli adımlar atmaları, çocukların zihinsel sağlığını korumak adına son derece önemlidir.