İhalelerde Fesat Karıştırıldığı İddiası İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde yaşanan skandalda, Ekrem İmamoğlu, Murat Ongun, Tolga Volkan Aslan ve Fatih Keleş’in “ihaleye fesat karıştırma” suçlamalarıyla gündeme geldiği ortaya çıktı. İddianamede, İBB tarafından gerçekleştirilen ana ihaleler ile buna bağlı alt ihalelerin hangi şirketler üzerinde kalacağının önceden belirlendiği ve bu organizasyonun İmamoğlu’nun talimatıyla örgüt yöneticisi Murat Ongun tarafından sağlandığı…
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde yaşanan skandalda, Ekrem İmamoğlu, Murat Ongun, Tolga Volkan Aslan ve Fatih Keleş’in “ihaleye fesat karıştırma” suçlamalarıyla gündeme geldiği ortaya çıktı. İddianamede, İBB tarafından gerçekleştirilen ana ihaleler ile buna bağlı alt ihalelerin hangi şirketler üzerinde kalacağının önceden belirlendiği ve bu organizasyonun İmamoğlu’nun talimatıyla örgüt yöneticisi Murat Ongun tarafından sağlandığı iddiaları yer aldı.
İfadeleri alınan kişilerin belediyece yapılan ihalelerin suç örgütünün organizasyonu dahilinde önceden ayarlanarak “adrese teslim” şekilde gerçekleştiğini beyan ettikleri belirtilen iddianamede, bu beyanların bilirkişiler tarafından yapılan tespitlerle uyumlu olduğu vurgulandı. Ayrıca, farklı kişilerin aynı yönde beyanda bulunmasının tesadüfle açıklanamayacak kadar anlamlı olduğu ifade edildi.
İddianamede ayrıca, farklı hizmet sunucuları tarafından yerine getirilebilecek farklı uzmanlık konularına ilişkin hizmetlerin tek bir ihale kapsamında sunulması ve bu durumun rekabet ortamını zedelerken kamu zararına yol açtığı belirtildi. Alt ihalelerin örgüte bağlı firmalarda kalmasını sağlamak için kurgusal bir ihale sistemi işletildiği ve bu durumun birçok şahıs tarafından doğrulandığı ifade edildi.
İddianamede yer alan bilgilere göre, İmamoğlu suç örgütünün hedeflerine ulaşabilmesi adına ihaleye fesat karıştırıldığı ve bu durumun kamuya zarar verdiği belirtildi. İhalelerde usulsüzlük yapıldığı ve rekabet ortamının sağlanmadığı ifade edilirken, kamunun milyonlarca lira zarara uğratıldığı vurgulandı.
İddianamede, bazı ihalelerde sadece belirli şirketlerin katılmasına olanak tanındığı ve bu şirketlerin işleri “adrese teslim” şekilde aldığına dair bilgiler yer aldı. Bu durumun kamu zararına yol açtığı ve rekabetin sağlanmadığı belirtilerek, sürecin şeffaf olmadığı ve usulsüzlüklerin olduğu ifade edildi. İhalelerin sonucunda kamunun önemli miktarlarda zarara uğratıldığı belirtildi.