Gram altın dünkü yükselişini bugüne taşıyamazken, gözler ABD’den gelen jeopolitik hamleler ve Merkez Bankası’nın faiz kararına çevrildi. Küresel ve yerel gelişmeler sarı metalin kaderini belirleyecek.
Kıymetli madenler piyasasında hareketli günler devam ediyor. Dün ons altın cephesindeki tırmanışla birlikte ciddi bir değer kazancı yaşayan gram altın, günü yüzde 1,5’lik etkileyici bir artışla 6 bin 716,5 liradan noktalamıştı. Ancak yeni güne başlarken bu ivmeyi tam anlamıyla sürdüremedi. Sabah saatlerinde 6 bin 718 lira bandında, yatay bir seyir izlediğini görüyoruz. Bu durum, piyasaların yeni bir yön arayışında olduğunu gösteriyor.
Diğer yandan, sarı metalin diğer gözde türevleri de benzer bir tablo çiziyor. Çeyrek altın 11 bin 273 liradan, Cumhuriyet altını ise 44 bin 887 liradan kendine alıcı buluyor. Altının küresel bazdaki referansı olan ons fiyatı ise hafif bir geri çekilme yaşayarak yüzde 0,1 düşüşle 4 bin 822 dolar seviyesinde işlem görüyor. Peki bu dalgalanmaların arkasında hangi rüzgarlar var?
Altın fiyatlarını besleyen ana damarlardan biri, hiç şüphesiz küresel jeopolitik ve ticari arenadaki gerilimler. Yatırımcılar, belirsizlik anlarında her zaman olduğu gibi “güvenli liman” olarak gördükleri altına yönelme eğiliminde. Bu dönemde en çok konuşulan konulardan biri de ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland ile ilgili açıklamaları oldu. Bu açıklamalar, kıymetli metallerin genel gidişatını doğrudan etkiliyor.
ABD Başkanı Trump, Grönland’ın kendileri için ulusal güvenlik açısından kritik önem taşıdığını vurgulamıştı. Bu doğrultuda, Grönland’ı “almak” için acil müzakereler talep ettiğini duyurmuştu. Ancak bu konunun hassasiyetini bilen Trump, bölgenin kontrolünü ele geçirme konusunda “güç kullanmayacağını” net bir şekilde ifade ederek tansiyonu biraz düşürdü.
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile yaptığı görüşmenin ardından ise Grönland ve tüm Arktik Bölgesi için gelecekteki bir anlaşmanın çerçevesini oluşturduklarını açıkladı. Bu diplomatik manevranın en somut sonucu ise Avrupa ülkelerine yönelik 1 Şubat’ta yürürlüğe girmesi planlanan gümrük vergilerinin Grönland konusunda uygulanmayacağını belirtmesi oldu. Bu gelişme, ticaret savaşlarında bir nebze yumuşama sinyali olarak yorumlanabilir ve altın fiyatları üzerindeki baskıyı bir miktar azaltabilir.
Bugün piyasalar sadece jeopolitik gelişmeleri değil, aynı zamanda ekonomi takvimindeki yoğunlukla da meşgul. Yurt içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) merakla beklenen faiz kararı, adeta piyasaların nefesini kesmiş durumda. Yurt dışında ise özellikle ABD’den gelecek olan büyüme ve kişisel tüketim harcamaları verileri, küresel piyasaların nabzını tutacak.
Analistler, bu kritik güncellemelerin yanı sıra jeopolitik ve siyasi gelişmelerin de yatırımcıların radarında olmaya devam edeceğinin altını çiziyor. Yani, önümüzdeki süreçte altın fiyatlarındaki seyrin bu faktörlerin bir bileşkesi olarak şekilleneceği öngörülüyor.
AA Finans’ın gerçekleştirdiği beklenti anketine göre, toplam 46 ekonomist Ocak ayında TCMB’nin politika faizini 150 baz puan indirmesini ve yüzde 36,5 seviyesine çekmesini bekliyor. Anket detaylarına bakıldığında, ekonomistlerin büyük bir çoğunluğunun (42’si) 150 baz puanlık bir indirim öngördüğü görülüyor. 3 ekonomist 100 baz puan, bir ekonomist ise 200 baz puanlık daha agresif bir indirim bekliyor. Yıl sonu politika faizi beklentilerinin medyanı ise yüzde 28 olarak belirlenmiş durumda. Bu kararlar, dolar kuru ve dolayısıyla altın fiyatları üzerinde belirleyici bir etkiye sahip olacak.