Emine Erdoğan, Avrupa Konseyi’ndeki “Türkiye Dokuma Atlası-Kumaşın Hafızası” sergisinin önemine vurgu yaptı. Anadolu’nun yüzyıllık dokuma geleneğinin uluslararası platformda yer bulmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Erdoğan, projenin kültürel mirasın korunması ve kadın emeğinin yüceliği açısından taşıdığı değeri öne çıkardı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Avrupa Konseyi’nde sergilenen “Türkiye Dokuma Atlası-Kumaşın Hafızası” projesiyle ilgili önemli bir paylaşımda bulundu. Fransa’da ziyarete açılan bu özel serginin, Anadolu’nun kadim dokuma geleneğini uluslararası arenaya taşımasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Emine Erdoğan, kültürel mirasın korunmasını teşvik eden ve farklı toplumlar arasında diyaloğu güçlendiren Avrupa Konseyi’nin himayesinde böylesine değerli bir projenin sergiyle taçlandırılmasının büyük bir anlam taşıdığını vurguladı. Bu iş birliğinin, Türkiye’nin zengin kültürel dokusunu Avrupa’ya aktaran güçlü bir köprü vazifesi gördüğünü ifade etti.
Erdoğan, açıklamasında, “Anadolu’nun yüzyıllara dayanan köklü dokumacılık geleneğini uluslararası topluma taşıyacak olması ayrıca mutluluk verici” sözleriyle, serginin sadece bir kumaş gösterisi olmanın ötesinde olduğunu belirtti. Ona göre bu sergi, Anadolu’nun binlerce yıllık bilgi birikimine, doğa dostu üretim bilgeliğine ve kadın emeğinin paha biçilemez katkısına bir saygı duruşu niteliğinde. Emine Erdoğan, serginin tüm ziyaretçiler için ilham verici bir deneyim sunmasını temenni ederek, projede emeği geçen herkesi yürekten tebrik etti.
Emine Erdoğan’ın himayelerinde 2021 yılında hayata geçirilen “Türkiye Dokuma Atlası” projesi, Türkiye’nin dört bir yanından yöresel dokumaları ilk kez bir araya getirmesiyle kendi alanında bir ilki başardı. Bu öncü çalışma, Anadolu’nun yedi bölgesinden nesiller boyu aktarılan dokuma bilgisini uluslararası bir zeminde görünür kılmayı amaçlıyor.
Avrupa Konseyi’nde ziyaretçilerle buluşan sergi, Türkiye’nin geleneksel dokuma kültürünü tarihsel, toplumsal ve estetik boyutlarıyla derinlemesine bir bakış açısı sunuyor. Ziyaretçiler, dokumanın sadece bir üretim faaliyeti olmadığını, aksine bir hafıza, kimlik ve kültür taşıyıcısı olduğunu bu eşsiz deneyimle bizzat idrak edebiliyorlar. Sergi, 30 Ocak’a kadar sanatseverlerin ve meraklıların ilgisine açık kaldı.