Selçuk Yalçınkaya’nın Doktora Teziyle Büyük Başarı Ankara Üniversitesi (AÜ) Fen Bilimleri Enstitüsü Astronomi ve Uzay Bilimleri Ana Bilim Dalı doktora öğrencisi Selçuk Yalçınkaya, “Süper-Dünya ve Mini-Neptün Türü Ötegezegenlerin Keşfi ve Karakterizasyonu” başlıklı tez çalışmasının sonuçlarını “Astronomy & Astrophysics” dergisinde yayımladı. Yalçınkaya, TÜBİTAK’ın desteklediği program kapsamında tez çalışmalarının bir kısmını Belçika’da gerçekleştirdi. Ötegezegen Keşfi ve Karakterizasyonu…
Ankara Üniversitesi (AÜ) Fen Bilimleri Enstitüsü Astronomi ve Uzay Bilimleri Ana Bilim Dalı doktora öğrencisi Selçuk Yalçınkaya, “Süper-Dünya ve Mini-Neptün Türü Ötegezegenlerin Keşfi ve Karakterizasyonu” başlıklı tez çalışmasının sonuçlarını “Astronomy & Astrophysics” dergisinde yayımladı. Yalçınkaya, TÜBİTAK’ın desteklediği program kapsamında tez çalışmalarının bir kısmını Belçika’da gerçekleştirdi.
Yalçınkaya, uluslararası bir ekip ile birlikte Güneş’e oldukça yakın olan “TOI-5799” yıldızının etrafında 2, “TOI-1743” ve “TOI-6223” yıldızlarının etrafında ise birer olmak üzere toplamda 4 ötegezegen keşfetti. Bu ötegezegenlerden biri olan “TOI-5799c”nin, yaşanabilir bölgenin iç sınırında bulunduğu ve atmosferinin incelenmesi durumunda yaşam belirtilerine dair gözlemler yapılabilme ihtimalini ortaya çıkardı.
Yalçınkaya, ötegezegenlerin keşfinde yaygın olarak kullanılan “geçiş yöntemi”ni kullanarak bu keşifleri gerçekleştirdiklerini belirtti. Yalçınkaya’nın çalışmalarında AÜ Kreiken Rasathanesi (AUKR) ve Türkiye Ulusal Gözlemevi (TUG) teleskopları da kullanıldı. Özellikle “TOI-5799c”nin yaşanabilir bölgede olması, gelecekte atmosferinin incelenmesi ve varsa yaşama dair bulgular elde edilmesine olanak tanıyor.
Gözlemler sonucunda elde edilen veriler, ötegezegenlerin atmosferlerinin incelenmesi ve potansiyel yaşam belirtilerinin araştırılması adına önemli bir adım oluşturuyor. Yalçınkaya, atmosferin varlığının ve içeriğinin tespit edilmesi durumunda gezegenler hakkında daha fazla bilgi edinilebileceğini ve yaşam olasılıklarının değerlendirilebileceğini belirtiyor. Bu çalışma, karasal gezegenlerin yaşanabilir bölgesinde bulunması nedeniyle gelecekteki astronomik araştırmalar için büyük bir potansiyel sunuyor.