Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, dijital dünyadaki tehlikelere karşı aileleri uyardı ve çocukları korumanın ilk adımının ebeveynlerin kendi alışkanlıklarını dönüştürmesinden geçtiğini vurguladı.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, sosyal medya üzerinden yaptığı samimi bir video paylaşımında, dijital çağın getirdiği zorluklara ve çocuklarımızın güvenliğine dair önemli mesajlar verdi. Bakan Göktaş, her geçen gün hayatımızın daha da içine işleyen dijital dünyanın, aslında evimizin bir parçası haline geldiğini ve bu yeni kapıya özel bir anahtar gerektiğini hatırlattı.
Bakan Göktaş, dijital farkındalığın temelinin ailede atıldığını güçlü bir şekilde vurguladı. Paylaşımında, “Çocuklarımız bizi rol model olarak görüyor,” diyerek, ebeveynlerin kendi dijital alışkanlıklarını gözden geçirmeden çocukları muhtemel tehlikelerden korumanın neredeyse imkansız olduğunu belirtti. Artık sadece ekrana sınırlı sandığımız birçok şeyin, çocuklarımızın gündelik yaşantısının tam merkezine oturduğuna dikkat çekti. Dijital mecralarda karşılaşılan risklerin, maalesef gerçek hayatta da karşılık bulduğunu, bu yüzden evlatlarımızı ekranın ardındaki o uçsuz bucaksız dünyada asla yalnız bırakmamamız gerektiğini dile getirdi.
Bakan Göktaş, videoda özellikle iki kilit noktaya değindi. İlk olarak, ailelerin kendi ekran sürelerinin ve dijital tüketim alışkanlıklarının önemine dikkat çekti. Eğer ebeveynler olarak bizler sürekli telefonla meşgulsek veya sosyal medyada vakit geçiriyorsak, çocuklarımıza “ekranı kapat,” “oynama,” “sosyal medyaya girme” demenin çok zorlaştığını belirtti. “Çünkü çocuklar bizleri rol model olarak alıyorlar. Çocuk, ‘eğer yanlış olsaydı ailem de yapmazdı’ diye düşünebiliyor,” sözleriyle, kendi davranışlarımızı dönüştürmeden çocuklarımızı dijital dünyanın potansiyel zararlarından tam anlamıyla koruyamayacağımızın altını çizdi.
İkinci önemli nokta ise dijital dünyadaki “yabancılar” meselesiydi. Göktaş, nasıl gerçek hayatta evimize gelen yabancılara hemen kapımızı açmıyorsak, yasaklı maddeler, bahis oyunları, zorbalık, istismar gibi tehlikelerle karşılaşabilecekleri hiçbir ortama çocuklarımızı bırakmıyorsak, dijital dünyada da aynı özenin gösterilmesi gerektiğini ifade etti. Ne yazık ki, tüm bu tehlikelerin dijital platformlar aracılığıyla çocuklarla çok kolay temas edebildiğine dikkat çekti. Yetişkinlerin, çocukları sadece sokakta, okulda veya genel yaşamda değil, artık dijital ortamlarda da aktif olarak korumakla yükümlü olduğunu hatırlattı.
Bakan Göktaş, “Artık dijital dünya diye bir şey yok. Dijital dünyada karşılaştıkları her şeyle gerçekte de temasta bulunuyorlar,” sözleriyle, sanal ve gerçek arasındaki sınırların nasıl da eridiğini gözler önüne serdi. Çocuklarımızı en iyi şekilde korumanın yolunun, onlara hem fiziksel hem de dijital alanda güvenli ve bilinçli bir ortam sağlamaktan geçtiğini vurguladı. “Kapımızı kilitlemek yetmez, ekranın ardındaki dünyayı da birlikte güvenli hale getirebiliriz,” diyerek, tüm ailelere bu konuda sorumluluk alma ve iş birliği yapma çağrısında bulundu.