Cumhurbaşkanı Erdoğan, yılın ilk yurt dışı seyahatini Suudi Arabistan’dan sonra Mısır’a taşıdı. Kahire’de Devlet Başkanı Sisi ile bir araya gelecek olan Erdoğan, Gazze, bölgesel gerilimler ve ekonomik bağların güçlendirilmesi gibi kilit başlıkları ele alacak.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yılın ilk yurt dışı diplomatik seyahatnamesini Suudi Arabistan durağıyla başlattı. Riyad’da Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile gerçekleştirilen verimli görüşmelerin ardından, rotayı hızla Mısır’ın başkenti Kahire’ye çevirdi.
Suudi Arabistan’daki temaslarını tamamlayan Erdoğan ve beraberindeki kalabalık heyet, Kral Halid Uluslararası Havalimanı’ndan “TUR” uçağıyla Kadim Nil coğrafyasına doğru kanat açtı. Riyad Emiri Prens Faysal bin Bandar Al Suud’un uğurladığı bu ayrılış, bölgedeki çok yönlü diplomasi trafiğinin bir yansımasıydı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a eşi Emine Erdoğan’ın yanı sıra, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler gibi kritik isimlerin de aralarında bulunduğu geniş bir bakanlar ve danışmanlar kadrosu eşlik etti. Bu durum, ziyaretin çok boyutlu gündemini ve devlet nezdindeki ağırlığını açıkça ortaya koydu.
Ankara ile Kahire hattında liderlerin son yüz yüze buluşması, tarihi “Barış için Şarm El-Şeyh Zirvesi”nde gerçekleşmişti. O zamandan bu yana sular durulsa da, ilişkilerdeki ivme arayışı hep devam etti. Şimdi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Mısır Devlet Başkanı Abdülfettah es-Sisi’nin yeniden bir araya gelmesi, bölgesel denklemde yeni bir başlangıca işaret ediyor.
Erdoğan, Kabine toplantısında yaptığı açıklamada, “Gazze’nin güvenlik ve inşasında hangi ortak adımları atabiliriz, İran krizinin daha fazla tırmanmaması için neler yapabiliriz, inşallah bunları değerlendireceğiz” sözleriyle Kahire’deki görüşmelerin ana omurgasını çizmişti. Bu sözler, masadaki konuların sadece iki ülke ile sınırlı kalmayıp, tüm bölgenin geleceğine ışık tutacak nitelikte olduğunu gösteriyor.
İki liderin, Gazze’deki insani dramın hafifletilmesi, insani yardımların kesintisiz ulaştırılması ve yeniden imar sürecinin hızlandırılması noktasında kapsamlı müzakereler yapması bekleniyor. Ayrıca, Vaşington-Tahran hattında yükselen tansiyonun düşürülmesi için atılabilecek adımlar ve Suriye’deki güncel durum da gündemdeki başat maddeler arasında yer alıyor.
Ankara-Kahire hattında siyasi diyalog derinleşirken, ekonomik işbirliğinin güçlendirilmesi de ziyaretin kilit parametrelerinden biri. İki ülkenin ticaret hacminde 15 milyar dolarlık iddialı bir hedefi bulunuyor ki, bu da mevcut potansiyelin çok daha ötesine geçme arzusunu ortaya koyuyor.
Liderlerin başkanlık edeceği Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi Toplantısı’nın ikincisinde, Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon yatırım fırsatları, tarım, turizm, savunma sanayii gibi stratejik sektörlerdeki işbirliği olanakları masaya yatırılacak. Aynı zamanda, Türkiye-Mısır İş Forumu’nda bir araya gelecek olan iş dünyası temsilcileri de, ticari bağları daha da perçinleyecek yeni anlaşmaların zeminini hazırlayacak.
Bu ziyaret, sadece iki ülke arasındaki ilişkileri değil, aynı zamanda bölgesel istikrarın ve refahın pekiştirilmesi adına atılan cesur ve vizyoner bir adım olarak kayıtlara geçecek.