Diyanet İşleri Başkanlığı, kurban ibadetiyle ilgili merak edilen konuları 10 soruda yanıtladı. Kesimsiz bağışlar ve hisse ortaklıkları gibi yaygın yanlışlar aydınlatıldı.
Müslümanlar, Allah rızasını kazanmak amacıyla belirli şartları taşıyan hayvanları usulüne uygun keserek kurban ibadetini Kurban Bayramı süresince yerine getirecek. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, kurban ibadetiyle ilgili yaygın yanlış anlaşılmaları 10 soru üzerinden aydınlattı.
Kesim gerçekleşmeden yapılan bağışlar veya sadakalar, kurban ibadetinin yerini tutmaz. Dini dayanağı olmayan “kesimsiz kurban bağışı” uygulamaları kurban sayılmaz. Kurban ibadetinin geçerli olması için usulüne uygun kesim şarttır.
Bir kurban hissesine birden fazla kişinin ortak olması dini olarak doğru kabul edilmez. Her hisse tek bir kişi için geçerlidir. İmkanı olmayanların birden fazla kişiyle aynı hisseyi paylaşması halinde kurban ibadeti yerine gelmez. Vekaletle kurban kesen kuruluşlar, yalnızca vekalet veren kişiler adına kurban kesebilir.
Kadınlar da kesim becerisine sahipse kurban kesebilir. Cinsiyet ayrımı olmaksızın, yeterliliği olan herkes kurban kesim işlemini gerçekleştirebilir.
Büyükbaş kurbanlıkların hissedar sayısının tekli rakamlarda olması gerektiği yönündeki inanış doğru değildir. Bir büyükbaş hayvana 7 kişi ortak olabileceği gibi, 6 veya daha az kişi de ortak olabilir. Bu konuda katı bir sayı şartı bulunmamaktadır.
Kurban etlerinin mutlaka 7 fakire dağıtılması gerekmez. Kişi, kurban etinin bir kısmını ihtiyaç sahiplerine, bir kısmını akraba ve komşularına dağıtabilir. Geriye kalan kısmı ise kendi ailesi için kullanabilir.
Yolculuk (sefer) halinde olanların kestiği kurbanlar geçerlidir. Misafir olarak gidilen yerde kurban kesen kişinin, bayram günlerinde memleketine döndüğünde yeniden kurban kesmesi gerekmez.
Kurban kanının alna veya araç lastiği gibi eşyalara sürülmesi inancı yanlıştır ve dini bir dayanağı yoktur.
Hz. Muhammed adına topluca kurban kesilmesi şeklinde bir uygulama İslam’da mevcut değildir. İnsanlar kendi adlarına kurban kesmelidir.
İslam’da “kabir kurbanı” veya “ölü kurbanı” adıyla özel bir kurban türü bulunmamaktadır. Ölen kişinin vasiyeti olmadıkça onun adına kurban kesilmesi zorunlu değildir.
Adak, akika ve şükür kurbanlarında da kurbanlık hayvanın taşıması gereken vasıflar ve kesimle ilgili diğer hükümler geçerlidir. Bu tür kurbanlarda yaş gibi konularda farklılık olduğu inancı yanlıştır.