Medipol Üniversitesi’nde düzenlenen cilt kanseri panelinde uzmanlar, erken tanının önemini ve tedavi seçeneklerini masaya yatırdı. Risk faktörleri ve korunma yolları da ele alındı.
Ciltteki benler ve lekeler, cilt kanserinin erken belirtileri olabilir. Medipol Mega Üniversite Hastanesi’nde düzenlenen “Aynadaki Gerçek: Cilt Kanserini Tanımak ve Korunmak” paneli, hastalığın tanı, tedavi ve korunma yollarını ele aldı. Panel, cilt kanserinin multidisipliner yaklaşımla ele alınması gerektiğini vurguladı.
Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Sevgi Kulaklı, cilt kanserlerinin toplumda sık görülen kanser türleri arasında yer aldığını belirtti. Güneşten korunmanın, özellikle çocukluk döneminden itibaren önem taşıdığını söyledi. Solaryum kullanımı, genetik yatkınlık, açık tenli olmak ve vücutta çok sayıda ben bulunması gibi faktörlerin riski artırdığını açıkladı. Düzenli kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Kulaklı, şüpheli benlerin uzman tarafından değerlendirilmesi ve biyopsi ile kesin tanının konulması gerektiğini ifade etti.
Güneş kremi kullanımının ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Kulaklı, çocukların güneşten korunmasının hayati önem taşıdığını sözlerine ekledi. Benlerin çapı, rengi, şekli ve zaman içindeki değişimlerinin dikkatle takip edilmesi gerektiğini hatırlattı.
Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Abdullah Sakin, cilt kanserlerinde erken tanının tedavi başarısını artırdığını söyledi. Günümüzde akıllı ilaçlar, immünoterapi ve kemoterapi gibi modern tedavi yöntemleriyle başarılı sonuçlar elde edildiğini belirtti. Ameliyat sonrası tamamlayıcı tedavilerle hastaların yaşam kalitesinin yükseltilebildiğini ifade etti. Hastalığın tipi ve evresine göre tedavi sürecinin planlandığını belirten Sakin, erken evrede nüks riskinin daha yüksek olduğunu, ileri evre hastalarda ise tedaviye hastalığın kontrol altına alınana kadar devam edildiğini aktardı.
Prof. Dr. Sakin, cilt kanserinde erken teşhisin en önemli kurtarıcı faktör olduğunu vurguladı.
Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Dilek Ünal, cilt kanseri tedavisinde radyoterapinin sıklıkla göz ardı edildiğini ancak özellikle burun ve yanak gibi hassas bölgelerde etkili sonuçlar sunduğunu belirtti. Radyoterapinin geniş hasta gruplarına uygulanabildiğini ve tüm cildi tutan lezyonlarda bile başarıyla tedavi edilebildiğini söyledi.
Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Burak Özkan ise riskli benlerin vücutta kalmasının kanser gelişme ihtimalini artırabileceğini belirterek, hastaların uygun yöntemlerle cerrahi müdahaleden çekinmemesi gerektiğini ifade etti. Cerrahi sonrası küçük izler kalabilse de bunun sağlıkla kıyaslanamayacağını vurguladı. Tümörün büyüklüğüne göre ameliyat ve hastanede kalış süresinin değiştiğini belirten Özkan, erken tanı ve tedavinin bu süreçte belirleyici rol oynadığını hatırlattı.