Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Gazze için kurulan Barış Kurulu Şartı’nın imza törenine katılmak üzere İsviçre’ye gidiyor. Türkiye’nin barış sürecindeki kilit rolünü bir kez daha vurgulayan bu ziyaret, Gazze’nin geleceği için atılan önemli bir adım olarak öne çıkıyor.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, uluslararası arenada Gazze için umut ışığı olabilecek önemli bir adım atmaya hazırlanıyor. Bakan Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ı temsilen, Gazze’de kalıcı barışı ve yeniden yapılanmayı hedefleyen Barış Kurulu Şartı‘nın imza törenine katılmak üzere yarın İsviçre’ye bir ziyaret gerçekleştirecek.
Bu ziyaret, Gazze’deki uzun süreli ihtilafın çözümüne yönelik uluslararası çabaların bir parçası. Geçmişte yaşanan olaylar, bu yeni “Barış Kurulu” mekanizmasının temelini oluşturuyor. Uluslararası toplumun, özellikle de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK)‘nin bu konuda attığı adımlar, sürecin ne kadar stratejik olduğunu gösteriyor.
Gazze’deki yıkımın ardından bölgenin yeniden imarı ve güvenlik meselesi, uzun süredir üzerinde çalışılan bir konu. Bu kapsamda, BMGK’nin 17 Kasım 2025 tarih ve 2803 sayılı kararıyla, ABD Başkanı Donald Trump tarafından 29 Eylül 2025‘te açıklanan “Gazze İhtilafını Sona Erdirmek için Kapsamlı Plan” desteklenmişti. Bu planın ana eksenlerinden biri de işte bu Barış Kurulu‘nun oluşturulmasıydı.
Başkanlığını bizzat Trump‘ın yapacağı bu Barış Kurulu, Gazze’nin yeniden imarı ve güvenliğinden sorumlu kritik bir misyon üstleniyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan‘ın, bu kurula kurucu üye olarak davet edilmesi, Türkiye’nin bölgedeki ağırlığını ve barışa olan taahhüdünü gözler önüne seriyor. Diplomatik kaynaklardan sızan bilgilere göre, bu yeni yapılanma, “Barış Kurulu”nun yanı sıra, “Barış Yönetim Kurulu” ve “Gazze Yönetim Kurulu” şeklinde üç ana organdan oluşacak.
Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff‘un 14 Ocak‘ta 20 maddelik Gazze planının ikinci aşamasının başlatıldığını duyurmasıyla birlikte, bu uluslararası girişimin somut adımları da hız kazanmış oldu. Bakan Fidan’ın İsviçre’deki bu imza törenine katılımı, Türkiye’nin Gazze’nin geleceğinde aktif rol alma arzusunun güçlü bir yansıması.
Bölgede kalıcı bir istikrar ve huzurun tesisi için atılan bu adımlar, uluslararası diplomasinin önemli gündem maddelerinden biri olmaya devam edecek.