Türkiye’nin inovasyon kapasitesi, 2025 yerli patent başvurularındaki rekor artışla güçlendi. Bakan Kacır, 11 bin 394 başvuruya ulaşıldığını duyurdu.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin 2025 yılında yerli patent başvurularında önemli bir yükseliş kaydettiğini açıkladı. Bakan Kacır’ın verilerine göre, yerli patent başvuruları bir önceki yıla kıyasla yüzde 12 artarak 11 bin 394’e, patent tescil sayıları ise yüzde 10 artışla 3 bin 738’e ulaştı. Bu artışta AR-GE merkezleri ve önde gelen firmaların katkısı dikkat çekti. Ülke, inovasyon kapasitesini güçlendirme yolunda önemli bir ivme yakaladı.
Bakanlığın 2025 yılına ilişkin değerlendirmesine göre, AR-GE merkezleri yerli patent ve faydalı model başvurularının yüzde 30’unu gerçekleştirerek ilk sırada yer aldı. Özel sektör firmaları yüzde 16, üniversiteler yüzde 15 ve teknoloji geliştirme bölgeleri yüzde 6’lık payla bu merkezleri takip etti. Kalan başvurular bireysel ve diğer kurumlar tarafından yapıldı.
2025 yılı yerli patent ve faydalı model başvurularında firma bazında liderler belirlendi. Türk Telekom, 921 başvuruyla listenin zirvesinde yer aldı. Turkcell Teknoloji 612 başvuruyla ikinci sıraya yerleşirken, TOGG 442 başvuruyla üçüncü oldu. Bu firmaları Arçelik, Sersim İç Dış Ticaret, ROKETSAN, TUSAŞ, Mercedes-Benz Türk, MAN Türkiye ve ASELSAN takip etti.
Türkiye’nin yerli patent başvuruları son üç yılda istikrarlı bir artış gösterdi. 2023 yılında 8 bin 663 olan başvuru sayısı, 2024’te yüzde 18 artışla 10 bin 186’ya yükselmişti. Bu tablo, ülkenin inovasyon kapasitesinin güçlendiğini ortaya koydu.
Başvuruların teknoloji alanlarına göre dağılımında bilgisayar teknolojileri, dijital ağ sistemleri ile ulaşım ve taşımacılık öne çıktı. Bu durum, Türkiye’nin dijitalleşme ve ileri teknoloji odaklı dönüşüm sürecini yansıttı. Bakan Kacır, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda yüksek teknoloji alanlarında dönüşümün hızlandığını belirtti.
Yerli patent başvurularındaki yükseliş, Milli Teknoloji Hamlesi hedefleri doğrultusunda önemli bir ivme yakalandığını gösterdi. Türkiye, bu süreçle yenilikçi fikirleri ticarileştiren, teknoloji üreten ve ihraç eden ülkeler arasında daha güçlü bir konuma ulaşmayı hedefliyor. Fikri mülkiyet haklarının korunması ve etkin kullanımı, küresel rekabet gücünü artırmanın stratejik bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.