İletişim Başkanı Fahrettin Duran, Türkiye’nin küresel belirsizliklere rağmen üretim, ihracat ve istihdamda gösterdiği direnci güçlü bir ekonomik vizyona bağladı. Kendi teknolojisini üreten, tasarlayan ve ihraç eden bir güç haline gelen Türkiye’nin son çeyrek asırdaki başarılarını, somut rakamlarla ve çarpıcı ifadelerle gözler önüne serdi.
İletişim Başkanı Fahrettin Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın TÜGİK Genel Kurulu’ndaki konuşmasının ardından önemli açıklamalarda bulundu. Küresel arenada belirsizliklerin tavan yaptığı bu dönemde Türkiye’nin, üretim, ihracat ve istihdam sahalarındaki dirençli duruşunun, ne denli güçlü bir ekonomik vizyonun eseri olduğunu çarpıcı biçimde dile getirdi.
Duran, son yıllarda ekonomide, üretimde ve teknolojik atılımlarda kaydedilen muazzam ivmeyi gözler önüne sererek, bu tablonun devletin kararlı iradesi ile girişimci ruhun kenetlenmesiyle nelerin başarabileceğini açıkça gösterdiğini belirtti. Artık Türkiye’nin, kendi potansiyelini somut gerçeğe dönüştüren, hedeflerine kendi imkanlarıyla ulaşan proaktif bir ülke konumuna geldiğini vurguladı.
Savunma sanayiinden otomotive, enerji çözümlerinden dijital dönüşüm süreçlerine kadar pek çok alanda atılan dev adımlar, ülkemizin stratejik bağımsızlığını pekiştirdi. Sayın Cumhurbaşkanımızın da altını çizdiği gibi, Türkiye bugün sadece ekonomik büyüme kaydetmekle kalmıyor, aynı zamanda kendi özgün teknolojisini tasarlayıp ihraç eden bir güç haline geldi.
Duran, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın milletle paylaştığı o kritik kesitleri de hatırlattı:
“Son çeyrek asırda, milletimizin eşsiz desteği ve iş dünyamızın özverili gayretleriyle Türkiye’yi her kulvarda şaha kaldırdık. Karşımıza çıkan ‘cam tavanları’ kırdık, önümüze dikilen engelleri birer birer aştık. Demokrasiden hak ve özgürlüklere, enerjiden eğitime, sağlıktan turizme kadar her sahada Türkiye’ye, tarihinin en büyük zaferlerini yaşattık. Milletimize verdiğimiz sözleri yerine getirmek için gece gündüz demeden çalıştık.”
Bugün gelinen noktada, Türkiye’nin kendi teknolojisini üreten, tasarlayan, geliştiren ve bu ürünleri dünyaya başarıyla ihraç eden bir gerçekliği var. Bir zamanlar “fabrikası yok” denilen yerli ve millî elektrikli otomobilimiz Togg, sadece ülkemizin değil, Avrupa yollarının da gözdesi haline geldi. Mühendislik dehası savunma sanayi ürünlerimiz; İHA’larımız, SİHA’larımız, uçaklarımız ve deniz platformlarımız, dünyanın dört bir yanından büyük rağbet görüyor.
“Biz burada asla hamaset yapmıyor; hayal satmıyor, rakamlarla konuşuyoruz. 23 yıllık iktidarlarımız boyunca hep eser ve hizmet siyaseti yürüttük. Türkiye’nin nereden nereye geldiği, somut başarılarla gözler önünde” diyen Duran, karalama kampanyalarına rağmen ekonominin 2025 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 3,7 oranında büyüdüğünü belirtti. Bu oranla Türkiye, OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen üçüncü ekonomi olma unvanını ele geçirdi.
Ekonomimizi 1 trilyon 538 milyar dolar düzeyine çıkararak yeni bir rekora daha imza attığımızı kaydeden Duran, 2025 yılı toplamında 273,4 milyar dolarlık mal ihracatı ile Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdığımızı ekledi. Aynı dönemde hizmet ihracatımızın 123,1 milyar doların üzerine çıktığını, toplam mal ve hizmet ihracatımızın ise 396,5 milyar dolara ulaştığını paylaştı.
Savunma ve havacılık ihracatında ise adeta bir devrim yaşandığını ifade eden Duran, 2002’de sadece 248 milyon dolar olan savunma ihracatının, 2025’te tam 40 kat artarak 10 milyar 554 milyon dolara yükseldiğini gururla açıkladı. Bu veriler, Türkiye’nin geleceğe güvenle yürüdüğünün en somut kanıtı niteliğinde.