Başkan Trump, ikinci dönemi dolayısıyla yaptığı açıklamalarda, kendi Barış Kurulu’nu överken, BM’nin savaşları çözmedeki yetersizliğine değindi. Ancak, BM’nin büyük potansiyeli olduğunu belirterek varlığını sürdürmesi gerektiğini savundu. Nobel Ödülü konusunda Norveç’e de sitem etmeyi ihmal etmedi.
ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da kameraların karşısına geçti. İkinci başkanlık döneminin birinci yıl dönümü vesilesiyle yaptığı konuşmada, uluslararası arenadaki kaoslara ve çözümsüzlüklere ilişkin kendi vizyonunu ortaya koydu. Gündemin ciddi başlıklarını, kendine özgü üslubuyla bir kez daha masaya yatırdı.
Trump, dünya çapındaki sorunların üstesinden gelmek için kurduğunu belirttiği “Barış Kurulu”ndan bahsederken cümlelerini özenle kurdu. Kendi mimarisi olan bu mekanizmayı yerden göğe sığdıramazken, asıl bu tür ihtilafları gidermesi gereken adresin Birleşmiş Milletler (BM) olduğunu vurguladı. Ancak BM’nin bu konuda beklentileri karşılayamadığını da eklemeyi ihmal etmedi.
Muhabirlerden gelen, “Barış Kurulu, BM’nin yerini mi alacak?” sorusuna Trump’ın yanıtı çarpıcıydı: “BM, pek bir yardıma dokunamadı. Büyük bir potansiyeli var, buna hayranım ama o potansiyelini hiçbir zaman hayata geçiremedi. Yine de devam etmeli, çünkü barındırdığı imkanlar devasa.” Bu sözlerle, BM’ye hem eleştirel bir bakış açısı sundu hem de varlığının gerekliliğine işaret etti.
Başkan, konuşmasının ilerleyen dakikalarında kendi başarılarına odaklandı. “BM, benim bitirdiğim tüm savaşları çözmeliydi. Onlar bu savaşları sonlandırabilmeliydi” diyerek, sekiz ayrı çatışmaya son verdiğini iddia etti. Hatta her biri için Nobel Barış Ödülü’nü hak ettiğini dillendirdi. Bu çıkışıyla hem BM’ye sorumluluk yükledi hem de kendi icraatlarını göklere çıkardı.
Bu yıl Nobel Barış Ödülü’nü alamamış olması, Trump’ın diline Norveç’i düşürdü. “Norveç’e olan itimatım sarsıldı. Nobel konusunda Norveç’in etkisi çok fazla” diyerek, ödülün veriliş şeklini sorguladı. Ancak bu sitemin hemen ardından, asıl önceliğinin bu tür ödüller olmadığını belirtti.
Sözlerini, “Benim için asıl önemli olan, can kurtarmak. On milyonlarca insanın hayatını kurtardığıma inanıyorum. Hindistan ve Pakistan örneğine bakın” diyerek bitirdi. Bu sözler, Trump’ın uluslararası meselelere kişisel katkısı ve vizyonunu bir kez daha gözler önüne serdi.