Almanya Başbakanı Merz, Federal Meclis’te yaptığı konuşmada Avrupa’nın birlik içinde kalmasının önemini vurgulayarak, Trump’ın gümrük vergisi tehditlerine ve NATO hakkındaki yorumlarına karşı Avrupa’nın duruşunu net bir şekilde ortaya koydu. Almanya’nın Afganistan’daki fedakarlıklarını da hatırlatan Merz, Transatlantik ittifakın kıymetini yeniden vurguladı.
Almanya Başbakanı Merz, Federal Meclis kürsüsünden tüm Avrupa’ya seslendi. Sözlerinin merkezinde ise ABD Başkanı Trump’ın yeniden gündeme getirdiği gümrük vergisi tehditleri vardı. Merz, Avrupa’nın geçen hafta Brüksel’deki AB Liderler Zirvesi’nde nasıl da hızlı ve kararlı bir şekilde bir araya geldiğini hatırlatarak, bu tür baskılara boyun eğmeyeceklerinin sinyalini verdi.
Merz, “Dünyada her kim gümrük vergileriyle Avrupa’ya karşı siyaset yapılması gerektiğini düşünüyorsa, bilmeli ki biz kendimizi savunmaya hazır ve muktediriz” diyerek, adeta bir meydan okuma mesajı yolladı. Bu sözler, Avrupa’nın kendi ekonomik ve siyasi egemenliğini koruma konusundaki azmini gözler önüne serdi.
Merz, uzun yıllardır titizlikle inşa edilen Transatlantik ittifakın kıymetini vurgularken, bu köklü bağların kolayca riske atılmaması gerektiği uyarısını yaptı. Ancak sözleri sadece gümrük vergileriyle sınırlı kalmadı.
Almanya Başbakanı, ABD eski Başkanı Donald Trump’ın Fox News’e verdiği ve NATO birliklerinin Afganistan’da gereksiz olduğunu, müttefiklerin cepheden uzak durduğunu ima eden sözlerini isim vermeden eleştirdi. Merz, 11 Eylül saldırılarının ardından “Kalıcı Özgürlük Operasyonu” kapsamında Amerika’nın yanında Afganistan’a gidildiğini ve bu ülkede uzun yıllar istikrarın sağlanması için büyük çaba harcandığını hatırlattı.
“Afganistan’da yaklaşık yirmi yıl süren görevde elli dokuz Alman askeri hayatını kaybetti. Yüzden fazlası çatışmalarda ağır yaralar aldı. Müttefikimiz ABD’nin çıkarları için de üstlendiğimiz bu görevin bugün aşağılanmasına ve küçümsenmesine kesinlikle izin vermeyeceğiz!” diyerek, askerlerin anısına ve fedakarlıklarına sahip çıktı. Bu açıklamalar, Almanya’nın müttefiklik ruhuna olan bağlılığını ve kendi askerlerinin onurunu koruma iradesini açıkça ortaya koydu.
Merz, yetmiş yılı aşkın süredir Atlantik’in iki yakasında da özgürlük, barış ve güvenliğin en büyük güvencesi olan NATO ittifakının değerinin göz ardı edilemeyeceğini ekledi. Bu nedenle Avrupalıların NATO’yu korumak ve kendi içlerinden güçlendirmek istediklerini belirtti.
Konuşmasının sonlarına doğru Merz, dünyada “sert bir rüzgarın estiğini” ve büyük güçlerin şekillendirdiği yeni bir döneme girildiğini belirtti. “Önümüzdeki dönemde bunun etkilerini hep birlikte hissedeceğiz,” diyerek, yaklaşan jeopolitik değişimlere dikkat çekti.
Merz, Avrupa’ya özgüvenli olması ve kendi yolunu çizmesi çağrısında bulundu. “Ancak kendimiz de güç siyasetinin dilini konuşmayı öğrendiğimizde, kendimiz de bir Avrupa gücü haline geldiğimizde, düşüncelerimizi dünyada en azından kısmen kabul ettirebiliriz” ifadeleriyle, kıtanın daha proaktif bir rol üstlenmesi gerektiğini vurguladı.
Almanya’nın yeni ortaklıklara açık olduğunu belirten Merz, “Biz, kurallara dayalı bir düzene bağlı kalmak isteyen, dinamik ve çevik egemen devletlerden oluşan bir ağın parçası olmak istiyoruz” diyerek, küresel iş birliklerine olan inancını bir kez daha yineledi. Bu yaklaşım, Almanya’nın uluslararası sahnede daha etkin ve bağlantılı bir aktör olma arayışını yansıtıyor.