Amerikan Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Teşkilatı (ICE), ülke genelinde milyonlarca dolarlık gayrimenkuller satın alarak ve arayarak gözaltı kapasitesini genişletiyor. Bu hamle, ICE’nin tartışmalı uygulamalarına yönelik artan protestoların gölgesinde yaşanıyor.
Amerika Birleşik Devletleri’nin göçmenlik politikalarını yürüten kritik kurumu ICE (Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Teşkilatı), dikkat çekici bir genişleme hamlesiyle gündeme geldi. ABC News’in yerel tapu kayıtları ve şehir yetkilileriyle yaptığı görüşmelere dayandırdığı haberine göre, ICE yetkilileri, gelecekte devasa gözaltı tesislerine dönüştürmeyi planladıkları mekanları gezerek ve satın alarak kapsamlı bir altyapı operasyonu yürütüyor.
ICE’nin bu sessiz sedasız gayrimenkul avı, ülkenin dört bir yanında yankı buluyor. Şehirlerin tapu sicilleri, kurumun ne denli büyük çaplı yatırımlar yaptığını gözler önüne seriyor.
Ancak ICE’nin iştahı bu kadarla sınırlı değil. Yerel yetkililer, kurumun başka yerlerde de büyük ölçekli mekan arayışında olduğunu belirtiyor:
Bu arayış ve satın alma furyasının perde arkasında ne yatıyor? ABD basınında çıkan bir habere göre, ICE’ye yakın kaynaklar, bu yeni tesislerin “ICE’ye ait iyi yapılandırılmış gözaltı tesisleri” olarak hizmet vereceğini dile getirdi. Bu da kurumun mevcut kapasitesini ciddi biçimde artırma niyetinde olduğunu gösteriyor.
ICE’nin bu genişleme hamlesi, kurumun göçmenlere yönelik politikaları ve uygulamaları nedeniyle kamuoyunda yükselen tepkilerin ve protestoların gölgesinde gerçekleşiyor.
Son haftalarda, başta Minnesota eyaletinin başkenti Minneapolis olmak üzere, Amerika’nın pek çok şehrinde ICE biriminin icraatlarına karşı yoğun protesto gösterileri düzenleniyor. Bu protestoların ardında yatan ise bir dizi üzücü olay.
7 Ocak’ta Minneapolis’te yaşanan olayda, ICE görevlileri göçmenlere yönelik bir operasyon sırasında 37 yaşındaki Amerikalı Renee Nicole Macklin Good’u aracında silahla vurarak öldürdü. İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem, talihsiz kadının ICE memurlarını “ezmeye çalıştığını ve aracıyla çarptığını” iddia ederek olayı savunmuştu. Ancak bu açıklama, kamuoyundaki infiali dindirmeye yetmedi.
Minneapolis’teki gergin atmosfer, 24 Ocak’ta bir başka kanlı olaya sahne oldu. ICE ekipleri tarafından gözaltına alınmaya çalışılan bir kişi daha vuruldu. Olayın kurbanı, 37 yaşındaki Amerikalı hemşire Alex Jeffrey Pretti olarak açıklandı. Yetkililer, Pretti’nin olay esnasında yanında silah bulundurduğunu belirtse de, bu durum ICE’nin müdahalelerine yönelik eleştirileri daha da körükledi.
ICE’nin ülkenin dört bir yanında yaptığı bu milyarlarca dolarlık gayrimenkul hamlesi, göçmenlik politikalarının geleceği ve kurumun rolü hakkında yeni tartışmaların kapısını aralıyor. Kamuoyu, bu sessiz genişlemenin ne anlama geldiğini ve beraberinde neleri getireceğini merakla bekliyor.