Dolly Parton’ın eşi Carl Dean’in vefatı, ünlü sanatçıyı derinden etkiledi. Yaşına rağmen enerjisini korumaya çalışan Parton, şimdi de kendi veda törenini titizlikle planlıyor. Bu, onun hayata ve ölüme dair özgün bakış açısının bir yansıması.
Müzik dünyasının efsanevi ismi Dolly Parton, 18 yaşında ilk görüşte aşkla bağlandığı ve tam da 60. evlilik yıl dönümlerinin eşiğinde kaybettiği hayat arkadaşı Carl Dean‘in boşluğuna henüz alışamadı. Bu derin kayıp, Parton’ın hayata bakış açısını derinden etkilemiş görünüyor.
Bugün 80 yaşını devirmiş olan bu ışıltılı diva, dış dünyaya karşı her ne kadar metanetli görünmeye çalışsa da, geçtiğimiz yıl 49 yıllık yoldaşı Carl Dean’in ardından bir türlü kendini toparlayamadı. Enerjisi ve neşesiyle bilinen Parton, ilerleyen yaşıyla birlikte gelen sağlık sorunlarıyla da yüzleşirken, aldığı kararla sevenlerini şaşırtıyor.
Kulaktan kulağa yayılan fısıltılar, Dolly Parton‘ın sessiz sedasız kendi cenaze töreninin hazırlıklarına başladığını gösteriyor. Çevresindekilere, kendisine layık, unutulmaz bir veda seremoni düzenlemeleri yönünde talimatlar verdiği konuşuluyor. Bu durum, onun yaşamı boyunca sergilediği özgün duruşun ve kontrolü elden bırakmayan karakterinin bir başka tezahürü.
Aslında Dolly Parton için ölüm ve ölümle ilgili espriler yapmak yeni bir olgu değil. Ünlü şarkıcı, hayatı boyunca bu konuyu esprili bir dille ele almasıyla tanınıyor. Yıllar önce bir röportajında dile getirdiği şu sözler, onun hayata veda etme biçimine dair beklentilerini net bir şekilde ortaya koyuyordu: “Bir gün sahnede, bir şarkının tam ortasında aniden ölmeyi umuyorum. İşte böyle gitmeyi diliyorum.” Parton’ın bu sözleri, yaşamı ne kadar tutkuyla kucakladığını ve vedasını bile sanatsal bir an olarak düşündüğünü gözler önüne seriyor. Belki de kendi cenazesini planlaması, bu arzuyu kendi elleriyle şekillendirme isteğinin bir yansımasıdır.