İran ve ABD arasındaki çatışmalar, 28 Şubat’ta başlayan saldırılarla tırmanarak Körfez’de çok boyutlu bir krize dönüştü. Liderlerin ölümü, sivil kayıplar ve stratejik hedeflerin vurulmasıyla gerilim arttı.
İran ve ABD arasındaki müzakereler sürerken, 28 Şubat’ta başlayan saldırılar Tahran’ın İsrail ve ABD hedeflerine karşı hamleleriyle çok boyutlu bir krize dönüştü. İran lideri Ali Hamaney, eşi, gelini ve torunu saldırılarda hayatını kaybetti. Savunma Bakanı Aziz Nasırzade ve Devrim Muhafızları Komutanı Tümgeneral Muhammed Pakpur da yaşamını yitirenler arasında yer aldı. Bu kayıplar, İran’ın siyasi ve askeri yapısında sarsıntı yarattı.
Tahran’daki saldırılarla eş zamanlı olarak ABD’nin İran’ın güneyindeki Hürmüzgan eyaletinde bir ilkokulu hedef alması, 168’i çocuk olmak üzere 180’den fazla sivilin ölümüne yol açtı. ABD Başkanı Donald Trump, okulun İran tarafından yanlışlıkla vurulmuş olabileceğini öne sürse de Amerikan basını, saldırının ABD tarafından gerçekleştirildiğini bildirdi. Bu olay, uluslararası medyada geniş yankı buldu.
İran, bu saldırılara karşılık olarak İsrail ve bölgedeki ABD üslerine balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla saldırı başlattı. Tel Aviv, Kudüs ve Hayfa gibi şehirler ile askeri hedefler vuruldu. İranlı askeri kaynaklar, saldırıların İsrail’in stratejik üslerini de hedef aldığını belirtti ancak İsrail’deki sansür nedeniyle hasar teyit edilemedi.
İran, ayrıca Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün, Bahreyn, Katar, Kuveyt ve Suudi Arabistan gibi ülkelerdeki ABD askeri noktalarına da saldırarak savaşın bölgesel bir boyuta taşındığını gösterdi. Amerikan basını, bu saldırılarda en az 12 erken uyarı radarının, askeri altyapının ve çok sayıda uçağın imha olduğunu veya hasar gördüğünü duyurdu.
Stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nı ABD-İsrail’e bağlı gemilere kapatan İran, petrol tankerlerini de hedef aldı. Bu durum, küresel petrol fiyatlarında sert yükselişe neden oldu. Brent petrolün varil fiyatı, savaş öncesi 70 dolardan 112 dolara çıktı.
Kuveyt’te ABD Hava Kuvvetlerine ait üç F-15 savaş uçağı 1 Mart’ta ‘yanlışlıkla’ vurularak düşürüldü. Bölgesel cephe genişlerken, Lübnan’daki Hizbullah da İsrail’e füze saldırıları başlattı.
Umman’daki Salale Limanı’na yönelik drone saldırıları rapor edilse de İran Genelkurmay Başkanlığı bu iddiaları reddetti ve Umman’ı ‘dost ülke’ olarak nitelendirdi. İranlı yetkililer, bu tür saldırıların ABD-İsrail tarafından İran’ı suçlamak amacıyla düzenlenmiş olabileceğini öne sürdü.
İran donanmasına ait ‘IRIS Dena’ fırkateyni, 4 Mart’ta uluslararası sularda ABD güçleri tarafından batırıldı. İran, saldırıda 104 denizcinin hayatını kaybettiğini duyurdu.
6 Mart’ta ABD-İsrail, İran’ın enerji altyapısını hedef alarak Tahran’daki petrol depolarını vurdu. İran ise İsrail ve Körfez ülkelerindeki enerji tesislerine misillemede bulundu. ABD Başkanı Trump, saldırıların kendileri tarafından gerçekleştirilmediğini ve İsrail’in de bundan sonra İran’ın enerji tesislerini vurmayacağını söyledi.
Enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve enerji güvenliği, savaşın kritik başlıkları arasına girdi. Trump’ın Hürmüz Boğazı’nı yeniden açma çağrısı, beklenen desteği bulamadı.
İran lideri Hamaney’in ölümü sonrası oğlu Mücteba Hamaney, ülkenin yeni lideri seçildi. Mücteba Hamaney, Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalmaya devam edeceğinin mesajını verdi.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), 12 Mart’ta Irak’ın batısında orduya ait bir yakıt ikmal uçağının düştüğünü duyurdu.
Trump, İran’ı Boğazı açmaya zorlamak için Basra Körfezi’ndeki petrol ihraç terminaline saldırı tehdidinde bulundu. İran Enerji Bakanlığı, Güney Pars gaz sahası ve Aseluye petrol rafinerisine yönelik saldırılarda bazı tesislerin zarar gördüğünü açıkladı.
17 Mart’ta İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani ve Besic Teşkilatı Komutanı Gulam Rıza Süleymani saldırılarda hayatını kaybetti.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, petrol fiyatlarındaki artışı durdurmak için ‘denizde bulunan’ İran petrolüne yönelik yaptırımları kaldırdıklarını duyurdu.
İran, 19 Mart’ta ABD’ye ait bir F-35 savaş uçağını düşürdüğünü iddia etti. CENTCOM, uçağın hasar aldığını doğruladı ancak ABD üslerinden birine ‘sert iniş’ yaptığını belirtti. Aynı gün İran, İsrail’e ait bir F-16’yı düşürdüğünü açıklasa da İsrail, uçağın hasar almadığını öne sürdü.
İran, saldırı dalgasını Katar ve Bahreyn’deki enerji tesislerini de kapsayacak şekilde genişletti. İran İstihbarat Bakanı İsmail Hatib’in de saldırılarda hayatını kaybettiği açıklandı.
Trump, İran’a elektrik şebekesini hedef alma tehdidinde bulunurken, İran ordusu enerji altyapılarına saldırılması halinde bölgedeki tüm elektrik tesislerini vuracakları karşılığını verdi. Trump’ın doğrudan görüşme iddiaları İran tarafından yalanlandı.
İran Silahlı Kuvvetleri, ABD’ye ait bir F-15 savaş uçağını düşürdüğünü duyurdu ancak ABD ordusu iddiayı reddetti.
Amerikan medyası, Pentagon’un binlerce askeri Orta Doğu’ya göndermeye hazırlandığını yazdı. İran Meclis Başkanı Kalibaf, ABD-İsrail’in İran adalarından birini işgal etme planları yaptığına dair istihbarat aldıklarını duyurdu.
İran, 25 Mart’ta ABD’ye ait bir F-18’in vurulduğunu öne sürdü ancak ABD ordusu iddiayı yalanladı.
Pakistan aracılığıyla ABD’nin 15 maddelik ateşkes teklifini İran reddetti. İran, nükleer haklarının tanınmasını, savaş tazminatı ödenmesini ve yaptırımların kaldırılmasını şart koştu.
27-28 Mart’ta ABD-İsrail, İran’ın su kaynakları, fabrikaları ve üniversitelerini hedef aldı. Sosyal medyadaki iddialara göre, İran’ın Suudi Arabistan’daki ABD Hava Üssü’ne düzenlediği saldırıda bir Boeing E-3 Sentry AWACS uçağı ağır hasar aldı.
Yemen’deki Husiler, savaşa dahil olarak İsrail’e balistik füzeler ateşledi.
Saldırılarda İran’da 1937 kişi hayatını kaybederken, 24 bin 800 kişi yaralandı. 92 binden fazla sivil birim, 290 sağlık merkezi ve 600 okul hasar gördü. Tarihi eserler de zarar gördü.
İsrail’e göre İran saldırılarında 19 kişi öldü, 5 bin 492 kişi yaralandı. İran’ın bölgedeki ABD üslerine saldırılarında ise 13 ABD askeri öldü, 300’ü aşkın asker yaralandı.
Irak’ta 96 kişi, BAE’de 11, Kuveyt’te 6, Umman’da 3, Suudi Arabistan’da 2, Bahreyn’de 3 kişi hayatını kaybetti. İsrail’in Lübnan’a saldırılarında ise 1180’den fazla kişi öldü.