Hamas’ın yürekleri sızlatan açıklamasına göre, İsrail hapishanelerinde tutulan Filistinli esirler, sistematik işkenceden tıbbi ihmale kadar akıl almaz zulümlerle yüzleşiyor. Uluslararası toplumun sessizliği, bu dramı daha da derinleştiriyor ve acil eylem çağrısı yapıyor.
Hamas’tan gelen son açıklamalar, İsrail hapishanelerindeki Filistinli esirlerin içinde bulunduğu kahredici durumu bir kez daha gün yüzüne çıkardı. Yapılan duyuruda, binlerce Filistinlinin sistematik işkence, kötü muamele ve hayatta kalma mücadelesi verdiği vurgulanarak, tüm dünyanın bu duruma kayıtsız kalmaması gerektiğinin altı çizildi.
Açıklamada belirtildiği üzere, İsrail zindanlarındaki uygulamalar, insanlığın vicdanını derinden sarsacak cinsten. Esirlere uygulanan fiziksel ve psikolojik baskılar, kasıtlı tıbbi ihmaller, aile ziyaretlerinin engellenmesi ve gıda kısıtlamaları gibi akıl almaz yöntemler, bu zorlu yaşamın sadece bir kısmı.
Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası insan hakları kuruluşlarına yöneltilen çağrıda, Filistinli esirler konusundaki “sağır edici sessizliğin” son bulması gerektiği belirtildi. İsrail yönetiminin uluslararası hukuk ve Cenevre Sözleşmeleri’ne uymaya zorlanması için somut adımlar atılmasının şart olduğu ifade edildi.
Filistinli kaynaklardan edinilen bilgilere göre, İsrail hapishanelerindeki Filistinli esirlerin sayısı 9 bin 300’ü aşmış durumda. Bu rakamın 3 bin 385’ini herhangi bir suçlama olmaksızın, sadece idari kararlarla tutulan “idari tutuklular” oluşturuyor. Bu durum, yargısız infazların ve hukukun askıya alınmasının bir göstergesi olarak yorumlanıyor.
İsrail’in 8 Ekim 2023’te Gazze’ye başlattığı saldırılarla birlikte, özellikle Gazze’den alıkonulan esirlere yönelik ihlallerin ciddi boyutlara ulaştığı belirtiliyor. Açlık, işkence, cinsel saldırı ve tıbbi ihmal gibi insanlık dışı muameleler, bu dönemde daha da yaygınlaştı. Serbest bırakılan esirlerin vücutlarında taşıdığı işkence ve açlık izleri, hapishanelerdeki dehşet verici koşulların canlı kanıtı niteliğinde.
Ayrıca, kötü muamele nedeniyle birçok tutuklunun psikolojik travmalar yaşadığı ve bu durumun gelecekteki yaşamlarını derinden etkileyeceği öngörülüyor. Uluslararası kuruluşların, İsrail hapishanelerini kısıtlama olmaksızın ziyaret etmesi ve Filistinli esirlerin koşullarını yerinde incelemesi talebi, bu vahim tablonun aydınlatılması adına kritik bir önem taşıyor.
Bu çağrı, dünya vicdanına yapılmış bir davet; Filistinli esirlerin yaşadığı bu “kara sayfanın” bir an önce kapanması için artık herkesin harekete geçme zamanı.