Türkiye’nin ekonomik takviminde kritik bir viraj! Yılın ilk enflasyon verileri, Ocak ayına ilişkin rakamlar Salı günü Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanacak. Peki, piyasa beklentileri ne yönde ve bu rakamlar cüzdanlarımızı nasıl etkileyecek?
Türkiye ekonomisi için yılın ilk önemli sınavı yaklaşıyor! Tüm gözler, Salı günü Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanacak olan Ocak ayı enflasyon rakamlarına çevrildi. Bu veriler, sadece piyasaları değil, hepimizin günlük harcamalarını ve geleceğe dair ekonomik öngörülerini de derinden etkileyecek.
Ocak verileri açıklanmadan önce, geçtiğimiz yılın son ayına, yani Aralık ayına kısa bir bakış atalım. Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), Aralık ayında bir önceki aya göre %0,89 oranında artış göstermişti. Yıllık bazda ise tablo biraz daha farklıydı: Bir önceki yılın Aralık ayına göre %30,89, aynı zamanda on iki aylık ortalamalara göre ise %34,88’lik bir artış kayda geçmişti. Bu rakamlar, yeni yıla nasıl bir enflasyon mirasıyla girdiğimizin önemli bir göstergesi.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayınlanan “Sektörel Enflasyon Beklentileri” raporu, piyasanın ve farklı kesimlerin enflasyon patikasına dair düşüncelerini ortaya koyuyor. Ocak 2026’ya yönelik 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentileri, bazı kesimlerde iyimserlik rüzgarları estirirken, bazılarını ise daha temkinli olmaya çağırıyor.
Piyasa katılımcıları, enflasyon beklentilerini geçtiğimiz aya göre 1,15 puan aşağı çekerek %22,20 seviyesine getirdi. Bu düşüş, finans dünyasının önümüzdeki döneme dair enflasyonun seyrine ilişkin daha olumlu bir bakış açısı geliştirdiğini gösteriyor olabilir. Acaba bu iyimserlik, açıklanacak Ocak verileriyle daha da pekişecek mi?
Üretim ve ticaretin kalbi olan reel sektörde de benzer bir düşüş eğilimi gözleniyor. Reel sektör temsilcileri, 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentilerini 1,90 puan düşürerek %32,90’a geriletti. İş dünyasının bu beklentisi, maliyetler ve talep üzerindeki baskının hafifleyebileceğine dair bir umut ışığı sunuyor.
Ancak, her zaman olduğu gibi, hanehalkının enflasyonla mücadelesi farklı bir tablo çiziyor. Hanehalkının 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentileri, geçtiğimiz aya göre 1,18 puanlık bir artışla %52,08 seviyesine yükseldi. Bu artış, vatandaşın günlük yaşam maliyetlerindeki artış beklentisinin hala yüksek olduğunu gözler önüne seriyor. Öte yandan, gelecek 12 aylık dönemde enflasyonun düşeceğine inanan hanehalkı oranı, bir önceki aya göre 1,64 puan artarak %26,17 seviyesine ulaştı. Bu da, umutların tamamen sönmediğini, ancak beklentilerin hala oldukça kırılgan olduğunu gösteriyor.
Kısacası, Salı günü açıklanacak Ocak ayı enflasyon rakamları, ekonominin gidişatına dair önemli ipuçları sunacak. Piyasaların ve reel sektörün beklentileri nispeten düşüş eğilimindeyken, hanehalkının cüzdanlarındaki baskı hissi devam ediyor. Bakalım TÜİK’in açıklayacağı veriler, bu farklı beklentileri nasıl birleştirecek ya da hangi yöne doğru şekillendirecek?