Ueno Hayvanat Bahçesi’nin gözbebeği pandaları Xiao Xiao ve Lei Lei, Çin’e dönüş yolculuğuna çıkarken binlerce Japon’dan duygu yüklü bir veda aldı. Bu ayrılık, Japonya’nın 50 yılı aşkın süredir devam eden ‘pandali’ dönemini noktalarken, iki ülke arasındaki siyasi gerilimin de gölgesinde yaşanıyor.
Japonya, uzun yıllardır kalbinde taşıdığı sevimli misafirlerine veda etmenin hüznünü yaşıyor. Tokyo’daki Ueno Hayvanat Bahçesi’nin neşe kaynağı ikiz pandalar Xiao Xiao ve Lei Lei, yarın itibarıyla yuvaları Çin’e geri dönüyor. Bu veda, yalnızca hayvanat bahçesi çalışanları ve ziyaretçileri için değil, tüm ülke için duygusal bir dönüm noktası oldu.
2021 yılında Japonya’da dünyaya gelen minik pandalar Xiao Xiao ve Lei Lei, kısa sürede milyonların gönlünde taht kurdu. Onların dönüş yolculuğu öncesi son ziyaret gününde, hayvanat bahçesi adeta bir insan seliyle dolup taştı. Tokyo Metropol Hükümeti’nin açıklamasına göre, sadece 4 bin 400 kişilik ziyaret kontenjanı için tam 24,6 katı online başvuru yapıldı. Bu rakam, Japon halkının pandalara olan derin sevgisinin ve bağlılığının çarpıcı bir göstergesi.
Yarın Çin’e doğru yola çıkacak olan ikizler, 28 Ocak’ta yeni yaşam alanlarına varacak. Bu ayrılıkla birlikte Japonya, 50 yılı aşkın bir aradan sonra ilk kez pandasız kalacak. Ülke, ilk pandalarını 1972 yılında, Çin ile ikili ilişkilerin normalleşmesinin bir nişanesi olarak Ueno Hayvanat Bahçesi’ne armağan olarak almıştı. O günden bu yana pandalar, iki ülke arasındaki dostluğun yaşayan sembolleri olmuştu.
Ancak bu duygusal vedanın ardında, Japonya ve Çin arasındaki çetrefilli siyasi ilişkilerin gölgesi yatıyor. Gelecekte Japonya’ya yeni pandaların gönderilip gönderilmeyeceği konusu, iki ülke arasındaki dostluk bağlarının önemli bir göstergesi sayılırken, mevcut gerilim bu beklentileri bir muammaya dönüştürüyor.
Gerilimin merkezinde, Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae’nin Tayvan’a yönelik sözleri yer alıyor. Diet‘teki bir oturumda, Tayvan Boğazı’na yapılacak herhangi bir müdahaleyi “ülkesinin varlığını tehdit eden bir durum” olarak değerlendireceğini ve askeri güç kullanabileceğini dile getirmesi, Pekin’de büyük yankı uyandırdı. Çin, Tayvan’ı kendi topraklarının ayrılmaz bir parçası olarak görüyor ve bu tür söylemlere şiddetle karşı çıkıyor.
Bu açıklama, bir Japonya başbakanının Tayvan’ın işgali durumunda askeri güç kullanımına ilişkin ilk net beyanıydı. Geleneksel olarak Japonya’nın benimsediği “stratejik belirsizlik” politikasından keskin bir sapmaydı. Takaiçi, tepkilerin ardından sözlerinin varsayımsal olduğunu ve gelecekte bu tür yorumlardan kaçınacağını belirtse de, beyanını geri çekmeyi reddetti.
Pekin yönetimi, bu açıklamalar üzerine Japonya’nın Pekin Büyükelçisi’ni Dışişleri Bakanlığına çağırarak güçlü bir protesto notası verdi. Bununla da yetinmeyerek, Çin Dışişleri Bakanlığı “Japonya’da güvenlik koşullarının uygun olmadığı” gerekçesiyle seyahat uyarısı, Çin Eğitim Bakanlığı ise eğitim uyarısı yayımladı. Bu gelişmeler, iki ülke arasındaki buzları eritmeyi daha da zorlaştırıyor ve pandaların diplomatik rolünü de karmaşık bir hale sokuyor.