DSÖ’nün Türkiye’yi de bilgilendirdiği hantavirüs enfeksiyonu yeniden gündemde. Uzman Doç. Dr. Hüsrev Diktaş, virüsün belirtileri, bulaşma yolları ve korunma yöntemleri hakkında uyardı.
Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) yakından takip ettiği ve Türkiye’nin de bilgilendirildiği hantavirüs enfeksiyonu, son dönemdeki can kayıpları nedeniyle yeniden gündeme geldi. Türkiye’de en son 1997’de rastlanan virüsün bulaşma yolları ve korunma yöntemleri hakkında Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi’nden Doç. Dr. Hüsrev Diktaş açıklamalarda bulundu.
Hantavirüsün ateş, ishal, bulantı ve kusma gibi başlangıç belirtileri gösterebildiğini belirten Doç. Dr. Diktaş, hastalığın ilerleyen evrelerde ağır solunum problemleri, kanama ve böbrek yetmezliğine yol açabileceğini ifade etti. Virüsün temel bulaşma kaynağının kemirgenler olduğunu vurgulayan Diktaş, özellikle fare dışkısı, idrar ve salgılarının havaya karışmasıyla partiküllerin solunmasıyla hastalığın yayılabildiğini söyledi.
Doç. Dr. Diktaş, hantavirüsün bulaşma riskini azaltmak için temizlik sırasında dikkatli olunması gerektiğini belirtti. Fare dışkısı bulunan alanların süpürülerek temizlenmemesi, bunun yerine dezenfektanla ıslatılması ve maske ile eldiven kullanılarak temizlenmesi gerektiğini söyledi. Hantavirüsün insandan insana bulaşma riskinin düşük olduğunu ancak nadir de olsa bu ihtimalin göz ardı edilmemesi gerektiğini ekledi.
Virüse karşı özel bir tedavi yöntemi bulunmadığını belirten Doç. Dr. Diktaş, bu nedenle erken tanının ve yoğun bakım desteğinin hayati önem taşıdığını vurguladı. DSÖ, Türkiye’nin yanı sıra Kanada, Danimarka, Almanya, Hollanda, Yeni Zelanda, Saint Kitts ve Nevis, Singapur, İsveç, İsviçre, İngiltere ve ABD’yi de hantavirüs hakkında bilgilendirdi.